BIG OLD in Turkish translation

[big əʊld]
[big əʊld]
büyük eski
big old
big ol
great old
large old
grand old
koca yaşlı
kocaman eski
big old
büyümüş
grow up
growth
to expand
bigger
being raised
expansion
to grown-up
iri yaşlı

Examples of using Big old in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ride that luck like a big old unicorn.
Şansı sür, yaşlı büyük bir unicornu sürer gibi.
A big old Rottweiler.
Yaşlı, büyük bir Rottweilerı var.
Big old bats has fallen down.
Düştü yaşlı, koca Yarasa.
Big old trees built half this town in the 1900s.
Lerde bu kasabanın yarısı büyük, eski ağaçlardan yapıldı.
Big old titties.
Koca, yaşlı göğüslerine.
This big old man.
İri, yaşlı adamdı.
Big old nacho chip.
Eski, büyük bir nacho yongası.
Big old river rats.
Yaşlı, büyük nehir sıçanları.
I'm nothing if not a big old octopus.
Yaşlı büyük bir ahtopot gibi olamazsam ben hiçbir şeyim.
Daddy got his drawers off, big old butt sticking up in the air.
Babacığım donunu indirmiş, yaşlı koca popo havada dikilmiş.
All he does is sit in that big old chair and eat pinwheel cookies.
Tüm yaptığı eski büyük koltuğunda oturmak ve fırıldak kurabiyelerden yemek.
If you look down there, there's a big old double-bolted metal door.
Şu tarafa bakarsanız, büyük, eski ve çift menteşeli bir kapı görürsünüz.
I could wring his big old neck.
Onun yaşlı, büyük boğazını delebilirim.
Don't you get scared in that big old spooky house?
Böylesine eski, büyük, ürkütücü bir ev seni korkutmuyor mu?
Now come here and cuddle your big old polar bear.
Şimdi gel de yaşlı büyük kutup ayına sarıl.
A big old farmhouse. Where?
Büyük, eski bir çiftlikte. Neredesin,?
Where? A big old farmhouse.
Büyük, eski bir çiftlikte. Neredesin.
Boat race. That big old.
Büyük, yaşlı… Boe ırkı.
Lots of plaid. Big old beard, probably.
Büyük, yaşlı, sakallı muhtemelen. Ekoseli.
Up against the dashboard. The corner and put that big old thing.
Şu eski büyük şeyi çamurluğa karşı koyun.
Results: 377, Time: 0.0484

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish