PAYBACK in Turkish translation

intikam
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
ödeşmek
payback
even
to get back
payback
ödeşme
payback
even
to get back
geri ödeme
pay back
to repay
payback
refund
karşılığı
back
in exchange
in
in return
reward
and
respond
response
fight
recompense
öç almak
revenge
to get back
vengeance
payback
avenging
i̇ntikam
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
intikamı
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
intikamını
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging

Examples of using Payback in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A match between the two was subsequently made for Payback.
Daha sonra ikisi arasında Payback için maç ayarlandı.
Payback time. Relax your shoulder!
Omzunu gevşet! Ödeşme zamanı!
If he wanted payback, why would he kill himself?
İntikam istese neden intihar etsin?
Payback is a dish best served cold. Yeah.
Geri ödeme, soğuk yenen bir yemektir. Evet.
All right! payback time, launchpad!
Hesaplaşma vakti. Pekâla, Launchpad!
Payback for attacking you on the show.
Gösteri sizin saldırmak için Payback.
Payback time. Roger.
Anlaşıldı. Ödeşme zamanı.
Martins may have kidnapped him for payback or to take him to Red John.
Martins ödeşmek için kaçırmış olmalı ya da onu Red John a götürmek için.
You try to get payback, you will be on an island.
İntikam almaya kalkışırsan orada bir başına kalırsın.
Yeah. Payback is a dish best served cold.
Geri ödeme, soğuk yenen bir yemektir. Evet.
Payback time.
Hesaplaşma vakti.
It's over, payback.
Artık bitti, Payback.
Roger. Payback time.
Anlaşıldı. Ödeşme zamanı.
Payback for what?
Neyin intikamı?
And I know you want payback, but not this way.
Ödeşmek istediğini biliyorum ama bu şekilde olmaz.
Payback is a bitch.
İntikam kahpedir.
This is just like payback.
Bu sadece geri ödeme gibi.
I put down the bait like you said, and payback took it.
Dediğin gibi oltayı attım, ve Payback buna yakalandı.
There is no payback for that.
Bunun için hesaplaşma yok.
Relax your shoulder! Payback time.
Omzunu gevşet! Ödeşme zamanı.
Results: 414, Time: 0.081

Top dictionary queries

English - Turkish