PILLAGE in Turkish translation

['pilidʒ]
['pilidʒ]
yağma
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
talan
pillage
raid
plundered
looted
sacked
ransacked
rifling
yağmala
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding
yağmalarından
plunder
loot
raid
pillaging
ransacked
swag
yağmalıyorlar
looting
plundering
to sack
to pillage
ransacking
raiding

Examples of using Pillage in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Fortress Siege and Pillage.
kale kuşatması ve yağmalama.
Commit murder and pillage.
Cinayet ve yağmacılık.
One that isn't rape or pillage.
Tecavüz ya da yağmalama olmayan.
Pillage, armed mutiny,
Soygun, silahlı ayaklanma,
Violence, pillage and murder are not French words.
Şiddet, soygunculuk ve cinayet Fransızca kelimeler olamaz.
First, pillage the nest. No?
İlk önce, yuvayı talan et. Yok mu?
No? First, pillage the nest?
İlk önce, yuvayı talan et. Yok mu?
Pillage, destroy, and steal stuff!
Yağmalayın, yok edin ve çalın!
Commit murder and pillage.
Cinayet ve yağmacılık. Yazıyo!
First, pillage the nest.
İlk önce, yuvayı talan et.
What happened to"we rape, we pillage"?
Ne olacak'' tecavüz mü edeceğiz, ganimet mi''?
Did your company rape and pillage? So just how many villages?
Firman kaç tane köye tecavüz ve talan etti?
First, pillage the nest. No?
İlk önce… Yok mu? Yuvayı talan et.
No? First, pillage the nest.
İlk önce… Yok mu? Yuvayı talan et.
You plunder! You pillage!
Sen yağmalarsın! Talan edersin!
Pillage shall be permitted to raise soldiers' morale.
Askerlerin moralini yükseltmek için yağmaya izin verilecek.
By Japan during the pillage. Dokdo is a historical land that was the first to get absorbed.
Dokdo, yağma sırasında Japonya tarafından ilk ilhak edilen tarihî arazidir.
Whereas Hell, on the other hand, is for people who like the other sorts of things- adultery, pillage, torture… those areas.
Halbuki, diğer taraftan Cehennem, zina, talan, işkence gibi şeylerden hoşlanan türde insanlar için bir yerdir.
of murder, of rape, and of pillage.
tecavüz ve talan kurbanı olacaklar.
Maul murder and pillage at every turn.
buldukları her fırsatta öldürüyor ve yağmalıyorlar.
Results: 65, Time: 0.0438

Top dictionary queries

English - Turkish