POWER TOOLS in Turkish translation

['paʊər tuːlz]
['paʊər tuːlz]
güç aletleri
elektrikli alet
elektrikli aletleri

Examples of using Power tools in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who's using the power tools?
Elektrik aletlerini kim kullanıyor?
You need some power tools?
Elektrikli alete ihtiyacın var mı?
You got any power tools?
Elektrikli aletin var mı?
Tom wouldn't let his children use his power tools.
Tom çocuklarının elektrikli aletlerini kullanmasına izin vermezdi.
Bunch of power tools in the garage that he never uses.
Garajında hiç kullanmadığı bir sürü elektrikli aleti vardır.
Accident with power tools?
Enerji aletleri ile bir kaza?
No, you may not touch the power tools.
Hayır, elektrikli eşyalara dokunamazsın.
Power tools in the garage?
Elektrikli takımlar garajda mı?
They have power tools.
Güçlü araçları var.
Also, power tools are the best things in the world.
Ayrıca matkaplar dünyadaki en müthiş şeyler.
You know the first rule of power tools?
Motorlu aletleri kullanırken ilk kural nedir biliyor musunuz?
Serious power tools.
Güçlü elektrikli aletler kullanmışlar.
A sadistic child playing with power tools.
Güç gereçleriyle oynayan sadist bir çocuksun.
It's time to bring in the heavy equipment, power tools!
Ağır ekipmanları getirme zamanı, güçlü aletler!
But I do have power tools within millimeters of his spinal cord.
Omuriliğinin birkaç milimetre yakınında elektrikli alet kullanıyorum.
There's a lot of kids, a lot of power tools.
Bir sürü çocuk ve ve birsürü elektrikli malzeme var.
bypass security and… power tools.
güvenliği aşarız ve… matkap.
kids and power tools probably not the best combo.
Çocuklar ve elektrikli aletler arasında ilişkiyi bilirsin. Muhtemelen en iyi birliktelik değil.
saw it in half, but power tools are made to be jury-rigged.
ama elektrikli aletler iğreti direğinden yapılır.
Spencer, you're not operating power tools Under the influence of sedatives, are you?
Spencer, yatıştırıcı ilacın etkisi altında elektrikli alet çalıştırmıyorsun, öyle değil mi?
Results: 58, Time: 0.0423

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish