PRIME in Turkish translation

[praim]
[praim]
başbakan
prime minister
premier
president
chancellor
PM
asal
prime
baş
head
chief
handle
lead
upside
prime
deal
top
cope
principal
primeı
prime
birincil
primary
prime
first
başlıca
main
major
primary
principal
mainly
key
primarily
chief
prime
leading
prime
bonus
premium
premiumwise
başbakanı
prime minister
premier
president
chancellor
PM
başbakanın
prime minister
premier
president
chancellor
PM
başbakanlığa
prime minister
premier
president
chancellor
PM
asalsa
prime

Examples of using Prime in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If I killed you, I would be the prime suspect.
Eğer seni öldürseydim, birincil suçlu olacaktım.
Often a prime ingredient in teenage mating rituals.
Genelde genç ergen çiftleşme ayinlerindeki başlıca bileşenlerden biridir.
The prime cause of all things.
Her şeyin birincil sebebidir.
Of course, my prime concern is for you.
Elbette, benim başlıca endişem sensin.
So Ted was a… absolutely prime suspect.
Yani Ted kesinlikle birincil şüpheliydi.
To respect and honor Veeru therefore shall be your prime duty!
Veeruya saygı duymak ve onu onurlandırmak, senin başlıca görevindir!
Ready for some prime rib tonight?
Bu gece başbakanla takılmak için hazır mısın?
Subsequently shared with the Prime Minister. He supplied her with an encrypted file of kompromat she.
Bakana, daha sonra Başbakanla paylaştığı şifreli gizli bir belge verdi.
We want to speak to the Prime Minster. Prime Minister!
Başbakanla konuşmak istiyoruz. Başbakan Rabin!
What we would all give to have prime back right now.
Şu anda başbakana geri dönmek için ne isterdik.
Then… what would happen to the prime commander?
Öyleyse başkomutan ve başbakana ne olacak?
The number's prime.
Sayı asaldır.
Most of Naser al-Din's modernizing reforms happened during the prime ministership of Amir Kabir.
Nasıreddin Şahın modernleşme reformlarının çoğu, Emir Kebirin başbakanlığı döneminde gerçekleşti.
Our fates were always intertwined. You saved prime.
Kaderlerimiz hep iç içe geçmişti. Asalımı kurtardın.
You saved Prime. Our fates were always intertwined.
Kaderlerimiz hep iç içe geçmişti. Asalımı kurtardın.
This… is Belphegor's Prime, okay?
Bu… Belphegor asali, tamam mi?
Belphegor's Prime is not a treasure hunt.
Belphegorun asali hazine avi degil.
Its prime objective is to disable foreign leaders.
Birinci amacı yabancı liderleri etkisiz hale getirmek.
Prime, healthy.
Genç, sağlıklı.
We have saved Centauri Prime, as I knew we could.
Centauri Başgezegenini kurtardık. Yapacağımızdan emindim zaten.
Results: 2074, Time: 0.1014

Top dictionary queries

English - Turkish