PRIMITIVE in Turkish translation

['primitiv]
['primitiv]
ilkel
primitive
primal
primordial
crude
rudimentary
primeval
early
visceral
uncivilized
neanderthal
basit
simple
easy
basic
simply
just
simplistic
plain
straightforward
elementary
primitif
primitive
i̇lkel
primitive
primal
primordial
crude
rudimentary
primeval
early
visceral
uncivilized
neanderthal
ilkeldi
primitive
primal
primordial
crude
rudimentary
primeval
early
visceral
uncivilized
neanderthal
ilkelce
primitive
primal
primordial
crude
rudimentary
primeval
early
visceral
uncivilized
neanderthal

Examples of using Primitive in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Have colonies all over that planet. The mosquito's food of choice, primitive humanoid life forms.
Sivrisineklerin tercih ettiği besin basit insancıl yaşam formlarıdır.
Primitive, aren't they?
İlkeller, değil mi?
A bit primitive, and from a backwater dimension we don't usually bother with.
Biraz ilkeller,… ve pek ilgilenmediğimiz sıkıcı bir boyuttan geliyorlar.
You are the true primitive, as primitive as a Gothic spire.
Çok ilkelsin! Tıpkı Gotik bir kule gibi ilkel.
Cutting people would be primitive, a thing of the past.
İnsanları kesmek bir ilkellik olabilir, geçmişe ait birşey.
My species is so primitive, we all live on one planet.
Benim ırkım çok ilkeldir. Hepimiz sadece bir gezegende yaşıyoruz.
Back to the primitive way oflife.
Hayatın ilkelliğine dönelim.
Just to show you how primitive humans are,
Taloslu insanların ilkelliklerini görmen için sen
Primitive like a gothic spire. You're the true primitive, Rewind it.
Çok ilkelsin! Öyle yükseklerde dolaşıyorsun ki Tıpkı Gotik bir kule gibi ilkel.
Primitive like a gothic spire. You're the true primitive.
İlkelsin…'' Gotik bir kilise kulesi kadar ilkel.
Because they're primitive, right?
Ama ilkeller, değil mi?
You're so primitive.
Çok ilkelsin.
Oh, Jethro, you are so delightfully… primitive.
Jethro, çok tatlı bir… İlkelsin.
so primitive.
çok basittir,… çok ilkeldir.
The people over there are very backward and very primitive.
Oradaki insanlar çok geri kalmış ve ilkeller.
You're so primitive.
Çok ilkelsiniz.
I mean, they're so primitive.
Demek istediğim, çok ilkeller.
That was quite primitive.
Bu çok basitti.
In some way cruelly overwrought with emotion, primitive.
Kimi yönlerden zalimce aşırı hislerle dolu ve ilkelceydi.
Rewind it. primitive like a gothic spire. You're the true primitive.
Tıpkı Gotik bir kule gibi ilkel… Öyle yükseklerde dolaşıyorsun ki Çok ilkelsin!
Results: 1652, Time: 0.0476

Top dictionary queries

English - Turkish