RECONCILIATION in Turkish translation

[ˌrekənˌsili'eiʃn]
[ˌrekənˌsili'eiʃn]
barışmak
peace
to reconcile
reconciliation
making up
for a truce
uzlaşma
compromise
to settle
to reconcile
reconciliation
to negotiate
a settlement
barış
peace
to reconcile
reconciliation
making up
for a truce
uzlaşmayı
compromise
to settle
to reconcile
reconciliation
to negotiate
a settlement
uzlaşmaya
compromise
to settle
to reconcile
reconciliation
to negotiate
a settlement
uzlaşmanın
compromise
to settle
to reconcile
reconciliation
to negotiate
a settlement
barışma
peace
to reconcile
reconciliation
making up
for a truce
arasında barışı

Examples of using Reconciliation in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If they both desire reconciliation, Allah will cause it between them.
Bunlar, barıştırmak isterlerse Allah, kadınla erkeğin aralarını düzeltmede onları başarılı kılacaktır.
I'm familiar with what reconciliation means.
Barışmanın ne anlama geldiğini biliyorum.
So if we need a little truth and reconciliation to prevent that.
Bunu engellemek için gerçekleri söyleyip uzlaşmak gerekiyorsa… tamam o zaman, öyle yapalım.
It's a program about reconciliation, my own.
Bu uzlaşmayla ilgili bir program.
His recent reconciliation with your father was no accident.
Son zamanlarda baban ile barışması tesadüf değil.
But he is now a widower and desires reconciliation.
Fakat şimdi o bir dul, Leydi Russel ve uzlaşmak istiyor.
Last reconciliation.
Son uzlaştırma.
Only then can we talk about honest joint reconciliation," he said.
Ancak o zaman dürüst ortak uzlaşmadan bahsedebiliriz.'' dedi.
I got you from Peace and Reconciliation.
Seni Barış ve Uzlaşmadan getirttim.
The spirit of reconciliation of the resurrection… incites us toward reconciliation of our churches.
Yeniden canlanmanın uzlaşmacı ruhu, bizi kiliselerimizin uzlaşmasına doğru teşvik ediyor.
Reconciliation is possible, as well.
Uzlaşma yapmak mümkün.
The Palace of Peace and Reconciliation in Astana, Kazakhstan.
Palace of Peace and Reconciliation: Kazakistanın başkenti Astanada bulunan.
Total reconciliation?
Tamamen uzlaşma mı?
Reconciliation requires that both partners want it,
Barışmak için iki tarafında bunu istemesi gerekir
Truth and reconciliation?
Gerçek ve uzlaşma mı?
Truth and reconciliation?
Hakikat ve uzlaşma mı?
Are we talking reconciliation over here?
Burada uzlaşmayı mı konuşacağız,?
If both wish reconciliation, Allah will bring success between them.
Aralarının düzelmesini dilerlerse Allah da bu hususta başarı verir onlara.
Let's have people hold up signs about reconciliation.
İnsanlara uzlaşı ile ilgili bir şeyler yapmalarını isteyelim.
A real Franco-American reconciliation.
Bu gerçek bir Fransız-Amerikan uzlaşması.
Results: 263, Time: 0.3446

Top dictionary queries

English - Turkish