RELENTLESSLY in Turkish translation

[ri'lentləsli]
[ri'lentləsli]
durmaksızın
nonstop
constantly
and
endlessly
non-stop
without stopping
ceaselessly
relentlessly
steadily
kept
acımasızca
ruthless
cruel
brutal
mean
merciless
harsh
relentless
vicious
fierce
ferocious
amansızca
relentless
unrelenting
bitter
grim
deadly
implacable
ruthless
fierce
inexorable
remorseless
durmadan
keep
always
and
nonstop
stop
all the time
constantly
straight
endlessly
all
bıkmadan
bıkıp usanmadan
inatla
stubborn
spite
stubbornness
obstinate
persistence
so difficult
so
carrying
of obstinacy
acımasız
ruthless
cruel
brutal
mean
merciless
harsh
relentless
vicious
fierce
ferocious
durmak bilmeden

Examples of using Relentlessly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No feelings. Relentlessly.
Duygu yok. Acımasızca.
He will hit on you aggressively and relentlessly.
Acımasız ve saldırgan bir biçimde asılacaktır sana.
And we're adding that much CO2 to the air every year, relentlessly.
Bizse her yıl, bu miktarda CO2yi acımasızca havaya salıyoruz.
We're breeding them overand overagain, relentlessly.
Onları ıslah ediyoruz Tekrar tekrar, acımasız.
All the Jedi relentlessly persue the Malevolence.
Jedilar Kini amansız bir şekilde takip etmekteler.
Space is relentlessly empty, which makes rock transfer between solar systems.
Uzay, nispeten boştur… bu nedenle güneş sistemleri arasında.
My brother mocked me relentlessly.
Kardeşim usanmadan benimle alay etti.
Norfolk covets it relentlessly.
Ve Norfolk Norfolk bu arzusunu gizliyor.
Chris and I have a tendency to be relentlessly positive.
Chris ve ben aşırı pozitif olma eğilimi gösteririz.
It's been shared relentlessly through direct messages.
Direkt mesajlarla hunharca paylaşılıyor.
But Charlie, I don't know anyone who challenges himself as relentlessly as you do.
Charlie, senin yaptığın gibi kendisine acımasızca,… meydan okuyan kimseyi tanımadım.
Some fly relentlessly day and night Others take tripping stages laboring to weeks their distant destinations.
Bazıları amansızca gece ve gündüz diğerleri konaklayarak zahmetli haftalar boyu uzak hedeflerine doğru uçarlar.
Once relentlessly hunted by commercial industries for these products, cetaceans are now protected by international law.
Bir zamanlar ticari olarak ürünlerinden faydalanmak için acımasızca avlanan bu hayvanlar artık uluslararası yasalarla korunmaktadırlar.
These storms move relentlessly within Jupiter's other distinct feature, streams of fierce jets that continually circle the planet.
Bu fırtınalar durmaksızın hareket ederek Jüpiterin başka bir ayırıcı özelliğini oluşturur:… Mütemadiyen gezegeni dolaşan azgın jet akımları.
The German Luftwaffe relentlessly bombards downtown London, while Churchill's Royal Air Force is in a deadly struggle to maintain control of the British skies.
Alman Hava Kuvvetleri Londrayı acımasızca… bombalarken Kraliyet Hava Kuvvetleri İngiliz semalarını korumak için amansız bir mücadele içinde.
I have studied relentlessly. I guarantee you I can outdo,
Amansızca çalıştım. Seni temin ederim bu hastanedeki her cerrahı,
You relentlessly mock, but it's not for self-aggrandizement,
Durmaksızın benimle alay etsen
Each day relentlessly brings its share of amazement, despair,
Her geçen gün acımasızca beni içeride tutacak
I tried my best to lead what survivors I could, find safety, but we were pursued relentlessly.
Ben emniyet bulabildiğim ne kurtulanların yol için elimden geleni yaptım Ama biz amansızca takip edildi.
that comes from certain philosophical and historical sources, that we will be nothing else but more relentlessly technological.
tarihi kaynaklardan gelişmiş kararlılığıdır. Bu karara göre, durmadan daha insafsızca teknolojikleşmek bizim kaderimiz.
Results: 104, Time: 0.0547

Top dictionary queries

English - Turkish