RENEWED in Turkish translation

[ri'njuːd]
[ri'njuːd]
yenilenmiş
new
just
newly
fresh
recently
yeniledi
to renew
renovate
to tastefully update
to restore
new
to replace
to revamp
renovations
to upgrade
regeneration
yeniden
again
anew
rebuild
restore
rewrite
reopen
tekrar
again
repeat
tazeledi
to refresh
to renew
yeni
new
just
newly
fresh
recently
yenilenen
new
just
newly
fresh
recently
yenilendi
new
just
newly
fresh
recently

Examples of using Renewed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Renewed ties between Albania, Serbia.
Arnavutluk ile Sırbistan arası ilişkiler yenilendi.
And renewed famine. The cost of collectivisation was the murder of millions of peasants.
Ortaklaşa kullanımın bedeli, milyonlarca çiftçiyi öldürmek ve yenilenen kıtlıktı.
Second stage renewed.
İkinci aşama yenilendi.
Renewed pressure on the government's containment policies.
Hükümetin toplama politikaları baskıları yenilendi.
But I need my passport renewed, so can I speak to the Veep?
Ama pasaportumu yeniletmem lazım, o yüzden başkan yardımcısıyla konuşabilir miyim?
I just need my, uh… tourist visa renewed. Next.
Turist vizemi yenilemek istiyorum. Sıradaki.
Next. I just need my, uh… tourist visa renewed.
Turist vizemi yenilemek istiyorum. Sıradaki.
I had my driver's license renewed last month.
Sürücü belgemi geçen ay yenilettim.
I had my driver's license renewed last month.
Sürücü ehliyetimi geçen ay yenilettim.
Equipment in the church is constantly enriched and renewed.
Böylece deltanın yüzeyi sürekli yenilenir ve zenginleşir.
I expect Nell will be wanting her prescription renewed.
Sanırım Nell reçetesinin yenilenmesini istiyor.
Hosehead here needs an immunization renewed.
Ayyaşın aşılarının yenilenmesi lazım.
Rygel, I feel renewed.
Rygel, yenilendiğimi hissediyorum.
You renewed.
Sen yenilendin.
Iris recently renewed her restraining order against him.
Iris yakın zamanda ona karşı olan uzaklaştırma emrini yeniletmiş.
A renewed hope for a nuclear free future.
Nükleer olmayan gelecek umutlarını tazelemek.
At the end of the season, his contract was not renewed.
Sezon sonunda ise sözleşmesi yenilenmedi.
In June 2011 his contract was renewed.
Yılında ise sözleşmesi yenilenmiştir.
With repeated applications renewed… Well, I have been married six years now.
Altı yıl önce evlendim. Tekrarlanan uygulamalar yenilenerek.
I have been married six years now. With repeated applications renewed.
Altı yıl önce evlendim. Tekrarlanan uygulamalar yenilenerek.
Results: 196, Time: 0.1088

Top dictionary queries

English - Turkish