RUNNING LIKE in Turkish translation

['rʌniŋ laik]
['rʌniŋ laik]
gibi koşman
run like
gibi kaçmaya
run like
gibi koşan
gibi çalıştıracağım
work like
gibi koşmaya
run like

Examples of using Running like in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Running like crazy.
Deli gibi koşuyordum.
Charlie comes running like we have been attacked by The Klan.
Charlie de sanki Klanın saldırısına uğramışız gibi koşarak geliyor.
Running like a dream now.
Bak şimdi rüya gibi çalışıyor.
If ye see any sign of pursuit, come running like the Devil.
İzlendiğimize dair herhângi bir işaret görürsen Şeytan gibi koşarak gel.
Running like a scared sardine.
Ürkmüş sardalye gibi kaçıyor.
I told you, running like a bitch. Greg.
Greg… Size söyledim, bir fahişe gibi koşar.
My mascara's running like crazy.
Rimelim su gibi akıyor.
Running like a fugitive.
Bir firari gibi kaçıyorum.
Running like a little rabbit.
Küçük bir tavşan gibi koşuyorum.
She watched. I sent Paris running like a scared child from my sword.
Seyretti. Parisi korkak bir çocuk gibi koşarak savuşturdum kılıcımla.
Keep everything running like clockwork after all we have been through?
Atlattığımız onca şeyden sonra her şeyin saat gibi işlemesini sağlamayı?
I saw Stan running like something was after him.
Sanki bir şey onu kovalıyormuş gibi koşuyordu.
Running like a coward. I prefer to stay safe the old-fashioned way.
Klasik yöntemle güvende kalmayı yeğlerim, korkak gibi kaçarak.
I prefer to stay safe the old-fashioned way, running like a coward.
Klasik yöntemle güvende kalmayı yeğlerim, korkak gibi kaçarak.
You always come running like a puppy!
Hep köpek yavrusu gibi koşup geliyorsun!
Crusty in the bingo hall, running like a China whore.
Bingo salonunda, Çinli bir fahişe gibi çalışıyor.
Did you quit? Or did somebody figure out that a nigger running like he stole something ain't nothing new?
Ya da bir şey aşırmış gibi koşan zenci olayının yeni bir şey olmadığını mı fark ettiler?
his team filmed from rooftops, with handheld cameras, zoomed in to see soldiers running like ants.
çatılarda el kameralarıyla çekim yapar. Karınca gibi koşan askerleri göstermek için zum yaparlar.
I remember running like crazy and then the Insane Clown Posse was on my tail, so I went and I hid inside a.
Deli gibi koştuğumu hatırlıyorum. Sonra palyaço çetesi peşime takıldı. Saklanmak için içeri girdim.
That a nigger running like he stole something ain't nothing new? Or did somebody figure out?
Ya da bir şey aşırmış gibi… koşan zenci olayının yeni bir şey olmadığını mı fark ettiler?
Results: 65, Time: 0.0783

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish