RUNNING BACK in Turkish translation

['rʌniŋ bæk]
['rʌniŋ bæk]
koşarak geri
running back
koşucu
track
cross-country
race
running
jogging
sprint
treadmill
ix-nay
roadwork
go
geri koşucuydum
backwards jog
koştuğumu
run
jogging
runnin
to ascribe
bir running back
a running back
geri çalıştırmak
koşup
run
and
koşa koşa geri

Examples of using Running back in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Running back to show them the hero's wound, dear boy?
Kahramanlık yaranı göstermek için geri mi kaçıyorsun sevgili oğlum?
I don't want to hear any more. Running back.
Koşa koşa dönüyorum canım! Daha fazlasını duymak istemiyorum.
Running back to show them the hero's wound, dear boy?
Onlara kahraman yaranı göstermek için geri koş, Sevgili oğlum?
Then he came running back.
Sonra koşarak geri döndü.
Running back is a position in gridiron football.
Running back,( RB) Amerikan futbolunda yer alan bir mevkidir.
But I need a running back!
Ama bir running backe ihtiyacım var!
Just a running back?
Sadece bir koşucu mu?
It's not okay. Running back in there like that.
Oraya o şekilde koşup geri girmen… çılgınlıktı.
Running back in there like that…- No, no, it's not okay.
Oraya o şekilde koşup geri girmen… çılgınlıktı.
It doesn't take much to send him running back to his mother.
Annesine doğru dönüp koşması fazla uzun sürmedi.
When I start running back, let the arrow go with a fire torch on it.
Geriye koşmaya başlayınca, alevli oku oraya doğru fırlatın.
Running back and forth looks like.
Bir ileri bir geri koşuyorlar.
State wrestling champ, academy running back.
Eyalette güreş şampiyonu ve akademide ikinciymişsin.
All day, I watched her running back and forth across Ginling in this work.
Bütün gün, bu iş için onu Ginlingi ileri geri koşarken izledim.
The smallest thing can send us running back to our room.
En ufak bir şey odamıza geri koşmamıza sebep olabilir.
Figured after six months at the airport, you would be running back.
Havaalanında altı ay geçirdikten sonra koşarak dönmen gerekirdi.
Great running back.
Harika koşardı.
Aye, unless ye want him running back to Scotland.
Evet, intikamını almak için İskoçyaya geri koşmasını istemediğin sürece tabii.
Mathilda joined a gaggle of young running back and forth on the upper deck.
Mathilda genç bir kalabalıkla katıldı. Üst kamarada ileri geri yürüyordu.
Yeah, they're gonna meet with Miller, hear about his 6-week recovery period, and coming running back.
Evet, Millerla tanışacaklar 6 haftalık tedavi sürecini duyacaklar ve koşarak geri dönecekler.
Results: 67, Time: 0.0646

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish