SMALL MAN in Turkish translation

[smɔːl mæn]
[smɔːl mæn]
küçük bir adam
a small island
a little island
a tiny island of men
to the tiny island
ufak bir adam
a small island
küçük bir insan
's a little person
small person
tiny person
little human
small man
küçük bir adamdı
a small island
a little island
a tiny island of men
to the tiny island
zayıf adamları oldukları

Examples of using Small man in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And according to that very small man, you're also a terrible waitress.
Ve buradaki aşırı küçük adama göre,… ayrıca kötü bir garsonmuşsun.
Small man stuck in a box.
Ufak adam kutuda mahsur kalmış.
Who was that small man?
Bu kısa adam kimdi?
You have got small man complex.
Senin küçük adam kompleksin var.
That small man.
O küçük adam.
Small man your end approaches but it is not yet.
Küçük adam, sonun yaklaşıyor ama bu kadar da değil.
Small man wants to do something. Let him do it.
Küçük adam bir seyler yapmak istiyor. Birak yapsin.
The small dreams of a small man.
Küçük adamların küçük hayalleri.
I'm a small man with a giant.
Dev şeyli küçük bir adamım.
That small man?
Bu küçük adam?
I think that small man sounded very moved by the Arcadian's beauty.
Küçük adamın çıkardığı sese bakılırsa Arcadianın güzelliğinden çok etkilenmişe benziyor.
Brief. Small man go to hospital.
Kısaca, küçük adam hastaneye gitti.
Where's that small man who was married in Crowhurst?
Crowhurstta evlenen küçük adam nerede? İşte burada?
Small man wants to do something.- Vini.
Vini. Küçük adam bir seyler yapmak istiyor.
Vini. Small man wants to do something.
Vini. Küçük adam bir seyler yapmak istiyor.
This small man has dreamed of you.
Bu küçük adamın hayali sensin.
Why're you dressed like a very small man? Hello. Hi?
Merhaba. -Selam. -Niye küçük bir oğlan gibi giyindin?
Acharya thought that a small man like me couldn't see through his fraud.
Acharya, benim gibi önemsiz birinin, sahtekârlığını anlamayacağını sandı.
A small man always thinks about small things only.
Küçük adamlar hep küçük hayaller kurar.
It's the only logical explanation for the small man, George.
Küçük adam için tek mantıklı açıklama bu George.
Results: 72, Time: 0.0456

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish