SNIFFING in Turkish translation

['snifiŋ]
['snifiŋ]
koklamayı
smell
sniffing
koklarken
smell
koklayan
smells
sniffing
snoop
çekmekten
to take
to draw
to get
to attract
film
shoot
to withdraw
to drag
to lure
suffer
koklamaya
smell
sniffing
koklamak
smell
sniffing
koklama
smell
sniffing
koku
smell
kokusu
smell
scent
stink
odor
stench
fragrance
olfactory
odour
aroma
sniff

Examples of using Sniffing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No glue sniffing, huffing… no pills, no grass!
Tutkal koklamak, esrar çekmek hap yutmak, ot içmek yok!
Now start sniffing.
Şimdi koklamaya başla.
Stop sniffing me, giant troll dude. Okay!
Tamam. Beni koklamayı bırak, seni dev Trol!
My fingers are available for your sniffing pleasure anytime you need them.
Bu durumda parmaklarım koklama zevkin için ne zaman istersen hizmetinde.
You know, like sniffing glue.
Bilirsin, yapıştırıcı koklamak.
Stop sniffing me!
Beni koklamayı bırak!
Okay. Now, we're gonna work on our fake sniffing and our fake drinking.
Şimdi, sahte koklama ve sahte içme konusunda çalışacağız.- Tamam.
Keep scratching and sniffing.
Kazı ve koklamaya devam et.
Only thing I'm good for is drinking out of the toilet and sniffing my own ass.
İyi olduğum tek şey sıçana kadar içmek ve kendi kıçımı koklamak.
You like sniffing ladies garments?
Kadın kıyafetlerini koklamayı sevmiyor musun?
Sniffing each other?- Maybe. Maybe you two just start.
Belki de siz ikiniz birbirinizi koklamaya başlamalısınız.- Belki de.
No sniffing heinies. Okay, gang, you know the rules.
Tamamdır çete, kuralları biliyorsunuz… Oynaşmak, itişmek, koklamak yok.
Why won't he stop sniffing my hair?
Neden saçımı koklamayı kesmiyor ki?
Maybe you twojust start sniffing each other?.- Maybe.
Belki de siz ikiniz birbirinizi koklamaya başlamalısınız.- Belki de.
Only thing I'm good for is drinking out of the toilet and sniffing my own ass.
İyi oldugum tek sey siçana kadar içmek ve kendi kiçimi koklamak.
Go on, Maggie. Stop with that sniffing.
Hadi Maggie, bırak koklamayı.
Maybe you two just start sniffing each other?
Belki de siz ikiniz birbirinizi koklamaya başlamalısınız?
You have a nice nose Like the ones for sniffing truffle.
Güzel bir burnun var Yer mantarlarını koklamak için olanlardan.
Sniffing.- Right?- And I hear this.
Tamam mı? Koklama sesi duydum.
Like an animal. And please stop sniffing around me.
Lütfen bir hayvan gibi etrafımı koklamayı bırak.
Results: 185, Time: 0.0711

Top dictionary queries

English - Turkish