SOME EVEN in Turkish translation

[sʌm 'iːvn]
[sʌm 'iːvn]
hatta bazıları
even some
in fact , some
hatta kimileri
even some

Examples of using Some even in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
But a weight that some shoulders bear well and some even feel uneven without.
Ama bu yükü bazı omuzlar iyi taşır ve hatta bazıları yalanlar olmadan kendini dengesiz hisseder.
Still more immigrants from the future arrived at the time border today, some even bringing their entire families.
Zaman sınırına gelecekten göçmenler bugün de gelmeye devam etti, hatta bazıları tüm ailelerini de getirdi.
Whenever and wherever I traveled with her, the people there thought she was my sister. Some even thought she was my daughter.
Onunla her ne zaman her nereye gitsem, oradaki insanlar onun kız kardeşim olduğunu düşündü. Hatta bazıları onun kızım olduğunu düşündü.
That once they were free, some even fought with their husbands in battles.- Yes. Um… And we heard stories about Shavadai women.
Shavadai kadınları hakkında hikayeler duymuştuk, bir zamanlar özgürlermiş,… hatta bazıları savaşçıymış, kocaları ile beraber savaşırlarmış. Evet.
And some even helped me look a bit better. They have helped me to breathe, to see, to hear without a hearing aid.
Nefes almamı ve işitme cihazı olmadan duymamı sağladılar… hatta bazıları biraz daha iyi görünmemi sağladı.
And we heard stories about Shavadai women, that once they were free, some even fought with their husbands in battles.
Shavadai kadınları hakkında hikayeler duyduk. Bir zamanlar özgürlermiş. Hatta bazıları savaşçıymış.
Some even skinned alive. without prior stunning, Those who make
Mezbahaya canlı ulaşabilenler, önceden sersemletilmeden, ve hatta kimisinin derisi canlı canlı yüzülür.
In the 1990s, astronomers began to find objects in the same region of space as Pluto(now known as the Kuiper belt), and some even farther away.
Larda, gök bilimciler uzayın aynı bölgesinde Plüton gibi( şu an Kuiper Kuşağı olarak biliniyor) nesneler bulmaya başladı ve hatta bazılarını daha ilerisinde.
They flocked to the field even before dawn and some even walked on foot from Siberia in their Bass shoes.
Daha şafak sökmeden meydana akın ederler, hatta kimisi ta Sibiryadan çarıklarıyla yürüyerek gelir.
And some even walked on foot from Siberia in their Bass shoes. They flocked to the field even before dawn.
Daha şafak sökmeden meydana akın ederler, hatta kimisi ta Sibiryadan çarıklarıyla yürüyerek gelir.
They feel disoriented, suffer feelings of delusion and paranoia. Some even experience hallucinations.
Akılları karışmış hissedeler hayal ve paranoyanın hissettirdikleri acı verir hatta bazı durumlarda halisünasyonlara neden olur.
six years old, some even smaller, desperately trying to survive.
6 yaşlarında, hatta bazıları daha da küçük, umutsuzca hayatta kalmaya çabalayan.
East China Seas, some even reaching as far as the South China Sea in search of a safe winter haven.
Doğu Çin Denizi boyunca ilerleyecekler. Hatta bazıları daha rahat bir kış için Güney Çin Denizine kadar gidecekler.
Some even tie Russia's role in the Kosovo status process- specifically, its decision to stand in the way of supervised independence- as being linked to its efforts to gain a more solid footing in the Balkans.
Hatta kimileri, Rusyanın Kosovanın statüsü ile ilgili süreçte oynadığı rolün- özellikle kontrollü bağımsızlık fikrine karşı çıkma kararının- Balkanlardaki yerini sağlamlaştırma çabalarıyla ilişkili olduğunu düşünüyor.
training is not limited to techniques that avoid severe injury; some even permanently injure or cause death to the opponent.
bunlara karşılık olarak saldırıları vücudun en hassas bölgeleri ekseninde şekillenmiştir, hatta bazı teknikleri saldırganda kalıcı hasar veya saldırganın ölümüne sebep olmaktadır.
Some even.
Hatta bazıları.
Some even cheat.
Bazıları aldatırlar bile.
Some even more.
Bazıları daha da fazla.
Some even wept.
Ağlayan bile oldu.
Some even laugh.
Kimisi kahkaha bile atıyor.
Results: 6987, Time: 0.0413

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish