SUBSTANDARD in Turkish translation

[ˌsʌb'stændəd]
[ˌsʌb'stændəd]
yetersiz
inadequate
insufficient
incompetent
enough
poor
inefficient
unfit
unqualified
poorly
short
standart altındaki
standart altı
substandard
sub-standard
the standard 6
standardın altında

Examples of using Substandard in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
the collapse of 11 other buildings on design flaws and the use of substandard materials.
depremde çöken 11 başka bina tasarım kusurları ve standardın altında malzeme kullanımı ile suçlandı.
And substandard work ethics. And to settle for mediocrity is… is… it's frankly, you know, a sign of self-loathing.
Ve vasatlığa razı olmak, açıkçası… kendinden tiksinme ve yetersiz iş ahlakı göstergesidir.
As a Paris MOU signatory, Croatia has made a commitment to improving maritime safety and preventing the operation of substandard ships.
Paris Mutabakat Anlaşmasının tarafı olarak Hırvatistan, deniz güvenliğini artırma ve standart altı gemilerin işletilmesini önleme vaadinde bulundu.
an alarming number of young Albanians are living in substandard conditions.
endişe verici sayıda genç Arnavut, standart altı şartlarda yaşıyorlar.
If you're fine with substandard techniques, I will stay out of your way.
Bu standartlar altında kalmış eski teknikleri kullanmaktan memnunsanız her şekilde sizin yolunuza çıkmayacağıma garanti verebilirim.
You know the union makes it nearly impossible to remove substandard cops… you know that.
Biliyorsun ki birlik, standardın altındaki polisleri görevden almayı neredeyse mümkün hale getirir.
more that 60 per cent of buildings in Turkey are illegal and substandard.
Türkiyedeki binaların yüzde 60tan fazlası yasadışı ve standartların altında.
Making noises about substandard equipment… At aegis-1. A friend of mine at the epa says he hears that they have an unnamed source.
Şikayette bulünmuş. Aegis-1deki standart dışı teç hizat hakkında… EPAdaki bir arkadaşımın söylediğine göre, adı açıklanmayan bir kaynak.
Did I get drunk and say The Rose Tattoo was a piece of overwrought, substandard melodrama?
Vasat altı bir melodram mı dedim? Sarhoş olup Kırmızı Gül için aşırı süslü?
Those of you who continue to profess a belief in the Users… will receive the standard substandard training, which will result in your eventual elimination.
Kullanıcılara olan inancınızı itiraf etmeye devam eden sizler, burada sadece en iyilerin başaracağı… her zamanki standart eğitimleri almaya başlayacaksınız.
The death toll in the collapse of the 11-storey Zumrut building in Konya early last month once again drew attention to the problem of substandard buildings in Turkey.
Geçen ay Konyada 11 katlı Zümrüt apartmanının çökmesiyle ortaya çıkan ölüm bilançosu, dikkatleri bir kez daha Türkiyedeki kalitesiz yapılaşma sorununa çekti.
Turkish media quoted experts as saying many buildings pancaked into rubble due to poor design and substandard material, as well as shoddy construction practices.
Türk basınının aktardığına göre uzmanlar, çok sayıda binanın kötü tasarım ve düşük standartlı malzemenin yanı sıra kalitesiz inşaat yüzünden yerle bir olduğunu söyledi.
The report outlined violence against women and children, substandard education of Roma children
Raporda kadın ve çocuklara yönelik şiddet, Roman çocuklarının yetersiz eğitim alması
including organised crime and trafficking, substandard health services,
Arnavutlukun organize suç ve kaçakçılık, standart altındaki sağlık hizmetleri,
On Thursday, the transport ministers of the SEECP member countries signed a rail agreement in Thessaloniki setting the stage for the creation of a regional network in a quadrant of Europe notorious for substandard rail services, the Greek news agency ANA-MPA reported.
Yunan haber ajansı ANA-MPAnın bildirdiğine göre, Perşembe günü SEECP üye ülkeleri ulaştırma bakanları Selanikte, Avrupanın standardın altındaki demiryolu hizmetleriyle kötü bir üne sahip bu dörtte birlik kesiminde, bölgesel bir ağ yaratılması için zemin hazırlayan bir demiryolu anlaşması imzaladılar.
A report released earlier this year by a Turkish parliamentary commission concluded the government is failing to shore up substandard buildings, punish those who violate building codes
Bir Türk meclis komisyonu tarafından bu yılın başlarında yayınlanan bir raporda, hükümetin standardın altındaki yapıları destekleme, yapı yönetmeliklerini ihlal edenleri cezalandırma
Yes. Substandard services.
Evet, düşük.
The facility was substandard.
Standartlara uygun değildi.
Substandard circuit breakers, insufficient GFIs.
Standart dışı akım kesiciler yetersiz topraklama.
Substandard living conditions… higher health risk.
Yerellerin düşük standartlarda yaşaması, hayati riski yükseltiyor.
Results: 142, Time: 0.0539

Top dictionary queries

English - Turkish