THEY WILL KILL in Turkish translation

[ðei wil kil]
[ðei wil kil]
öldürürler
to die
death
dead
killed
öldürmelerinden
to kill
murder
gebertecekler
to die
öldürecekler
to die
death
dead
killed
öldürecek
to die
death
dead
killed
öldüreceklerdir
to die
death
dead
killed
öldürsünler
to kill
murder
öldürmeye
to kill
murder
öldürmeden
to kill
murder
gebertirler
to die

Examples of using They will kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The mountain men, they will come, and they will kill us all.
Dağ adamları gelip hepimizi öldürecek.
If I can not find the money they will kill me.
Parayı bulamazsak, bu adamlar beni öldürecek.
They're saying that they will kill me in an encounter… and get my wife remarried.
İlk fırsatta beni öldüreceklerini ve karımı yeniden evlendireceklerini söylüyorlar.
They will kill us and use our bodies as evidence for something we didn't do.
Bizi öldürüp cesetlerimizi kullanacaklar, işlemediğimiz suçlara kanıt olsun diye.
Isn't likely they will kill you.
Seni öldürmeleri hoş olmaz.
They will kill my husband and accuse him of everything.
Kocamı öldürüp, her şeyden onu suçlu tutacaklar.
The police say they will kill us all… unless you surrender.
Polisler hepimizi öldüreceklerini söylüyor… eger sen teslim olmazsan.
Do you mean do I think they will kill me?
Beni öldüreceklerini düşünüyor muyum diye mi soruyorsun?
You are thinking that all this will end badly and tomorrow they will kill me.
Ve yarın beni öldüreceklerini düşünüyorsun. Tüm bunların kötü bir şekilde sona ereceğini.
He knows they will kill him for the case rather than pay him for it.
Onu öldürebileceklerini biliyor. Çanta için para vereceklerine.
Yes, sir! They will kill you and strip you in ten seconds.
Seni 10 saniyede öldürüp soyarlar. Evet, efendim.
They will kill me!
Beni öldürmek istiyorlar!
You can't become a goat! They will kill you and eat you for supper?
Keçi olamazsın! Seni öldürüp etini akşam yemeğinde yerler!?
They will kill you too, just for helping me.
Seni de öldürür. Bana yardım ettiğin için.
They say they will kill him, but everyone's laughing.
Onu öldüreceklerini söylüyorlar, ama herkes gülüyor.
They will kill all the men, throw the babies from the city walls.
Tüm erkekleri öldürüp, bebekleri surlardan atacaklardır.
I'm worried they will kill me and then hurt Maria anyway.
Endişelendiğim beni öldürüp, yine de Maríayı incitmeleri.
They will kill all the men, they will throw the babies from the city walls.
Tüm erkekleri öldürüp, bebekleri surlardan atacaklardır.
They will kill your brother and steal your child
Ağabeyinizi öldürüp, çocuğunuzu çalacaklar…
And pollute everything you love. They will kill your brother and steal your child.
Ağabeyinizi öldürüp, çocuğunuzu çalacaklar… ve sevdiğiniz her şeyi zehirleyecekler.
Results: 1280, Time: 0.0514

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish