THREATENING TO KILL in Turkish translation

['θretniŋ tə kil]

Examples of using Threatening to kill in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Are you threatening to kill me?
Beni öldürmekle mi tehdit ediyorsun?
In the middle of a police precinct? Why, just because he keeps threatening to kill me?
Merkezin ortasında sürekli beni öldürmekle tehdit ettiği için mi?
Threatening to kill them?
Bir de öldürmekle tehdit ediyorsun.
Threatening to kill your friends?
Dostlarını ölümle tehdit etmek.
You're threatening to kill Joey Vallejo?
Joey Vallejoyu öldürmekle mi tehdit ediyorsunuz?
Dyson threatening to kill poor, poor Ba'al.
Dyson, zavallı Baalı öldürmekle tehdit ederken.
Now you come around threatening to kill me?
Şimdi de sen gelmiş beni öldürmekle tehdit ediyorsun.
A human rights group threatening to kill.
İnsan Hakları Grubu öldürmekle tehdit ediyor.
Yes, and now Melissa is threatening to kill our parents.
Evet ve şimdi Melissa bizimkileri öldürmek için tehdit ediyor.
They're threatening to kill the slaves unless you surrender.
Teslim olmadığın takdirde köleleri öldürmekle tehdit ediyorlar.
Your son is at the Bowery Building threatening to kill himself.
Oğlunuz Bowery binasında kendini öldürmekle tehdit ediyor.
He's armed and threatening to kill Renny.
Silahlı ve Rennyi öldürmekle tehdit ediyor.
reel at our studios, demanding it to be broadcast and threatening to kill our beloved president if we don't do it.
yapmazsak sevgili başkanımızı öldürmekle tehdit ederek stüdyolarımızda bir film makarası bırakmışlar.
On October 4, a local teenager telephoned the newspaper offices threatening to kill the cartoonists, but he was arrested after his mother turned him in.
Ekim günü bir genç gazetenin ofisini arayarak karikatüristleri öldürmekle tehdit etti fakat göz altına alındıktan sonra annesine iade edildi.
she-she was threatening to kill my family; she knew where they lived.
beni ailemi öldürmekle tehdit etti nerede yaşadıklarını biliyordu.
Are you about to give me a verbal warning for threatening to kill a government employee?
Bir memuru öldürmekle tehdit ettiğim için… bana sözlü uyarı mı vermek üzeresin?
Threatening to kill 283 of my people is one hell of a way to start a friendship.
Halkımdan 283ünü öldürmekle tehdit etmek dostluk kurmak için inanılmaz iyi bir yol.
Is one hell of a way to start a friendship. Threatening to kill 283 of my people.
Halkımdan 283ünü öldürmekle tehdit etmek dostluk kurmak için inanılmaz iyi bir yol.
An irate father threatening to kill somebody after a 16-year-old girl was held up at gunpoint for an iPhone?
Kızgın bir baba 16 yaşındaki kızı I-Phoneu için silahla soyulduğundan dolayı birini öldürmekle tehdit etmiş.
But I witnessed Nozowitz throwing my client… against the wall and threatening to kill him if he ever mentioned Eddie Lomax again.
Ama Nozowitzin müvekkilimi duvara fırlattığını ve bir daha Eddie Lomaxdan bahsederse onu öldürmekle tehdit ettiğine tanık oldum.
Results: 81, Time: 0.0434

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish