TRICKING in Turkish translation

['trikiŋ]
['trikiŋ]
kandırmak
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
kandırman
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
kandırdığım
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
kandırma
to fool
to trick
to deceive
cheating
delude
manipulating
to mislead
since deception
bullshittin
to lure
kandırırdım
hile yapmak
cheating
to trick
oyuna
vote
ballots
voter
polling
oye

Examples of using Tricking in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tricking you 100 times is not enough.
Seni 100 kez kandırmak yetmez.
It's what us cops call"tricking them.
Buna polisler'' onları kandırmak'' derler.
Of the devil. is the crafty ruse Seducing people, tricking them, and making them arrogant.
Şeytanın ustaca ve onları kibirli yapmak İnsanları ayartmak, kandırmak.
Tricking you?- False colours?
Yalan söylemek? Seni kandırmak?
Tricking The Seeker into designing it for me.
Arayıcıyı bunu benim için dizayn etmesi için kandırmak.
Still no guilt, I see, after tricking me into naming our daughter after bacon.
Beni kandırıp kızımıza bir domuzun adını koyman konusunda hâlâ suçluluk duymuyorsun bakıyorum.
Tricking and using Lucy Heartfilia!
Lucy Heartfiliayı kandırdın ve kullandın!
Drill says you're good at tricking kids.
Drill, çocukları kandırmada iyi olduğunu söylüyor.
I learned to enjoy tricking those people!
İnsanları kandırmaktan zevk almaya alıştım!
And you aren't tricking me again?
Beni yine kandırmıyorsunuz, değil mi?
I almost regret tricking you now.
Şimdi seni kandırdığıma pişman olacağım.
If there were any S.A.T. questions about tricking your parents, I would be going to college.
Sınavında aileyi kandırmakla ilgili sorular olsa üniversiteye gidiyordum şimdi.
If you're sorry for tricking him, you should apologize.
Eğer onu kandırdığına üzgünsen, özür dilemelisin.
Mr. s Donaghy keeps tricking me and running away. But not anymore.
Bayan Donaghy sürekli beni kandırıp uzaklaştırıyor ama bir daha olmayacak.
Asmodeus tricking you, Listen.
Asmodeus seni kandırıyordu. Dinle beni.
Listen. Dean… Asmodeus tricking you.
Asmodeus seni kandırıyordu. Dinle beni.
Who has not imagined tricking death?
Ölümü kandırmayı kim hayal etmemiştir ki?
And it was beginning to seem like there may be ways of tricking nothingness into existence.
Sanki hiçliği kandırmanın yolları varolmaya başlamış gibi gelmeye başladı.
Or… or tricking me into letting Gadreel possess me?
Ya da Gadreel bedenime girerken beni kandırdığında.
If by"thing," you mean him tricking me into bed, then no.
Eğer birşeyle kastın onun beni kandırıp yatağa atmasıysa, hayır.
Results: 123, Time: 0.0933

Top dictionary queries

English - Turkish