TWO VERY in Turkish translation

[tuː 'veri]
[tuː 'veri]
iki çok
two very
two
i̇ki tane çok
these two very
iki oğlumuz ve çok
i̇ki çok
two very
two
iki tane çok
these two very
iki aşırı

Examples of using Two very in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Phone, gun… two very different things.
Telefon ve silah, ikisi çok farklı şeyler.
In our order we have two very old brothers,
Emrimizde çalışan iki çok eski kardeşimiz var,
And I would like now to invite two very special people on the stage,
Ve şimdi sahneye iki çok özel insanı davet etmek istiyorum,
We have two very sick patients, and if there's a 1% chance
Shaun hayatını kurtarabilirse… İki tane çok ağır hastamız var…
We're talking about two very powerful witches…
Çocuklardan bahsediyoruz. Burada iki çok güçIü cadı
Just finishing a nationally broadcast telethon ended up in New Jersey. Let me explain to you why two very famous guys.
Şimdi sizlere iki çok ünlü adamın ulusal televizyondaki… uzun soluklu bir programı neden New Jerseyde bitirdiğini açıklayacağım.
Who was unjustly thrown into the rascal hole while defending my honor against two very rude Gelfling.
Onurumu koruduğu için haksız yere zindana atıldı. Kendisi, iki aşırı kaba Gelflinge karşı.
While defending my honor against two very rude Gelfling. who was unjustly thrown into the rascal hole.
Onurumu koruduğu için haksız yere zindana atıldı. Kendisi, iki aşırı kaba Gelflinge karşı.
Callisto and Ganymede two very different moons,
Callisto ve Ganymede. İki çok farklı uydu.
And here, we have hydrogen peroxide- two very dangerous liquids,
Ve burada da hidrojen peroksidimiz var. İki çok tehlikeli sıvı,
Look, you have put yourself between two very fine women
Bak, kendini iki tane çok iyi kadının arasına koydun
See, the guy who operated the ride adopted two kids… two very different kids.
Bakın, burayı çalıştıran adam iki çocuğu evlatlık almış. İki çok farklı çocuğu.
You know, and an Irish face always looks like it's been told two very important pieces of information at the same time.
Biliyorsunuz, bir İrlandalının yüzü her zaman şöyle görünür aynı anda iki çok önemli bilgiyi anlatacak şekildedir.
They present two very different ways of thinking… about the way that the world works and about what we are.
Bunlar, dünyanın işleyişi ve kim olduğumuz hakkında iki çok farklı düşünce şekli sunuyor.
what I'm hearing is two very passionate partners with two totally different approaches.
ama duyduklarıma göre iki çok tutkulu ortak 2 farklı yaklaşımdalar.
In our order we have two very old brothers, the other brother Seze.
Emrimizde çalışan iki çok eski kardeşimiz var.
I know I don't know you two very well, but it would help me out a lot if you guys could stick around.
İkinizi çok iyi tanımadığımı biliyorum fakat eğer bir süre buralarda durursanız çok yardımcı olursunuz.
I think you will find two very sharp knives.
Sanırım, 2 çok keskin bıçak bulacaksınız.
You know, I think we're two very stupid people imagining all sorts of things that don't exist.
Biliyorsun, sanırım biz ikimiz çok aptalız, olmayan her türden şeyi hayalliyoruz.
Actually, I may have disguised myself as a radio promoter and chatted up two very attractive- women at PMG.
Aslında, kendimi radyo organizatörü olarak gösterip PMGden 2 çok çekici hanımla konuştum.
Results: 99, Time: 0.0477

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish