VERY QUICKLY in Turkish translation

['veri 'kwikli]
['veri 'kwikli]
çok çabuk
very quickly
so quickly
too quickly
so fast
too fast
too soon
very fast
pretty quick
so quick
pretty quickly
çok hızlı
too fast
so fast
very fast
really fast
very quickly
pretty fast
too quickly
so quickly
's fast
too quick
çabucak
quickly
fast
soon
swiftly
just
hurry
get
chop-chop
lickety-split
çok kısa sürede
very soon
so soon
very little time
very shortly
çok çabuk bir şekilde
çok hızlıca
too fast
so fast
very fast
really fast
very quickly
pretty fast
too quickly
so quickly
's fast
too quick
çok ani oldu
çok acele
was in such a hurry
too hastily
very quickly
in quite a rush
hızlı bir şekilde iyileştirip

Examples of using Very quickly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Our methods work very quickly.
Metodlarımız cok hızlı isler.
Yes, uh, it happened very quickly.
Evet, epey hızlı oldu.
We intend to file very quickly.
Dosya hazırlama işini çok çabuk yapmak niyetindeyiz.
I will go very quickly.
Çok çabucak gideceğim.
Very quickly, I forgot where I was.
Bir an için nerede olduğumu unutuverdim.
The natural order reverts itself very quickly.
Doğal düzen kendisini oldukça hızlı geri çevirir.
We fell in love very quickly.
Çok çabuk aşık olduk.
He juggles three tennis balls, but gets bored very quickly.
Çok çabucak sıkılıyor.- 3 top.
These eggs will hatch very quickly.
Çok kısa bir süre sonra yavrular bu yumurtalardan çıkacaktır.
So it spins things very quickly.
Yani çok çok hızlı döndürüyor.
How now brown cow Say five times very quickly- Again?
Söyle şimdi. H ızlı bir şekilde beş kez tekrarla?
Yes. It happened very quickly.
Evet, epey hızlı oldu.
It happened very quickly. Yes.
Evet, epey hızlı oldu.
I received a star very quickly. When I started Arpège.
Çok kısa bir sürede bir yıldız aldım. Arpègee başlayınca.
Good. Now, we have to move very quickly.
Şimdi hızla hareket etmemiz gerek. Güzel.
Very quickly, please.
Çok çabuk ol, lütfen.
We have to move very quickly.
Çok hızlı şekilde hareket etmek zorundayız.
However, the outside world was changing very quickly.
Ancak dünya oldukça hızlı değişmekteydi.
And very quickly, I am very high.
Çok hızlı şekilde kafam bir dünya oldu.
A large number of Turkish immigrants began to settle in Thrace very quickly.
Türk göçmenler çok sayıda ve çok hızla Trakyaya yerleşmeye başlamışlardı.
Results: 630, Time: 0.0833

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish