TOO QUICKLY in Turkish translation

[tuː 'kwikli]
[tuː 'kwikli]
çok çabuk
very quickly
so quickly
too quickly
so fast
too fast
too soon
very fast
pretty quick
so quick
pretty quickly
çok hızlı
too fast
so fast
very fast
really fast
very quickly
pretty fast
too quickly
so quickly
's fast
too quick
erken
early
soon
premature
aşırı hızlı
too fast
too quickly
extremely rapid
awfully fast
extremely fast
fazla çabuk
too quickly
too fast , too soon
fazla hızlı bir şekilde
fazla hızlı mı
da kısa sürede

Examples of using Too quickly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The changes are happening too quickly. I thought the council was responsible, but.
Konseyin sorumlu olduğunu düşünmüştüm, ama değişiklikler çok çabuk oluyor.
Trying to do everything too quickly, as usual. An electric razor.
Elektrikli tıraş makinesi. Her şeyi her zamanki gibi çok hızlı yapmaya çalışıyorum.
Spreading too quickly. Parasite.
Parazit. -Çok hızlı yayıldı.
Probably just some sort of bluff, get us to move too quickly.
Muhtemelen hızlı hareket etmemiz için bir çeşit blöf.
That will raise his temperature too quickly, it will cause acidosis.
Bu vücut ısısını çok hızlı yükseltir. Asidoza yol açabilir.
Don't… don't move… don't move too quickly.
Kıpırdama. Hızlı hareket etme.
Climbing too quickly is dangerous.
Hızlıca tırmanmak tehlikelidir.
The infection spread too quickly to find the source.
Hastalığın kaynağını saptayamayacağımız kadar hızlı yayıldı.
I backed up too quickly.
Geri geri fazla hızlı gitmişim.
You're eating too quickly.
Fazla hızlı yiyorsun.
You make up your mind too quickly about people, Mr. Green.
İnsanlar hakkında fazla hızlı karar veriyorsunuz, Bay Green.
I drank my joy too quickly.
Ben kendiminki fazla hızlı içtim.
Moving too quickly. Maybe we're.
Belki de biz… çok çabuk davranıyoruz.
Moving too quickly. Maybe we're, um.
Belki de biz… çok hızlı gidiyoruzdur.
Your test results were improving too regularly and too quickly.
Test sonuçların… düzenli ve çok hızlı bir şekilde… yükseliyordu.
Too quickly.
Hem de çok hızlı.
Too quickly.
Aşırı çabuk.
I think I spoke too quickly.
Sanırım fazla hızlı biçimde konuştum.
Driving round corners a bit too quickly while shouting and bickering.
Virajlarda biraz fazla hızlı kullanmak. çığlık atarak ve didişerek.
I called him my best friend too quickly.
Ona, çok erken en iyi arkadaşım dedim.
Results: 331, Time: 0.0665

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish