WAR ZONE in Turkish translation

[wɔːr zəʊn]

Examples of using War zone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We have a war zone here.
Burası savaş bölgesine döndü.
But we're in a war zone, reporter.
Ama şu anda, savaş alanının tam ortasındayız, muhabir.
Commander, all foreign vessels are leaving the war zone.
Komutanım, tüm yabancı gemiler savaş bölgesini terk ediyorlar.
We know the woods are a war zone. Enough.
Ormanların savaş bölgesi olduğunu biliyoruz.- Yeter.
Bloody war zone. Oh Christ!
Kahrolası savaş alanı! Tanrım!
Without the UN's authorization… our troops aren't permitted to enter the war zone.
BMnin izni olmadan… askerlerimiz savaş alanına giremezler.
That war zone is my doing.
O savaş alanını yapıyorum.
We got a war zone down here!
Burası savaş bölgesine döndü!
MM: This little kid is in the middle of a war zone.
MM: Şuradaki çocuk savaş alanının ortasında duruyor.
Choose the war zone where you would like to volunteer.
Gönüllü olmak istediğin savaş bölgesini seç.
As to label Farmington a war zone. Some reporters have gone so far.
Bazı gazeteciler buraya savaş bölgesi diyecek kadar ileri gitti.
Oh Christ. Bloody war zone.
Kahrolası savaş alanı! Tanrım!
Our troops aren't permitted to enter the war zone. Without the UN's authorization.
BMnin izni olmadan… askerlerimiz savaş alanına giremezler.
Left one war zone and joined another.
Savaş alanını terk edip bir başkasına geçtin.
We got a war zone here!
Burası savaş bölgesine döndü!
Their goal is to create a war zone with the instability of this ocean.
Amaçları, denizi dengesizleştirerek bu savaş bölgesini yaratmaktı.
The Ocean war zone, died.
Bu okyanus şimdi Savaş bölgesi, öl.
Said it sounded like a war zone.
Savaş alanı gibi ses geldiğini söylüyor.
But it's questionable whether Barovsky would risk entering a war zone.
Ancak Barovskynin savaş bölgesine girme ihtimali olup olmadığı şüpheli.
The US military has been expanding its war zone in the Middle East.
Amerikan ordusu orta doğuda savaş alanını genişletiyor.
Results: 206, Time: 0.0354

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish