WEAKNESSES in Turkish translation

['wiːknəsiz]
['wiːknəsiz]
zayıflıklarını
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zaaflarını
weakness
vice
zayıf yönleri vardır
zayıflıkları
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zayıf
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zayıflıklar
weak
thin
skinny
poor
weakness
vulnerable
slim
faint
feeble
frail
zaafı
weakness
vice
zaafları
weakness
vice
zaaflar
weakness
vice

Examples of using Weaknesses in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Rod obviously had some skills, but he had clear weaknesses.
Rodun becerikli olduğu belliydi ama zaafları da belirgindi.
Yes, sir. Tell me his weaknesses.
Evet efendim. Bana onun zaaflarını söyle.
Human weaknesses.
İnsani zaaflar.
Should never be exposed. Little sicknesses, weaknesses, which.
Ortaya çıkmaması gereken küçük sapıklıklar ve zayıflıklar.
But his weaknesses are your strengths. Well, because your weaknesses are his strengths.
Çünkü senin zaafın onun güçlü yanı… onun zaafı da senin güçlü yanın.
Tell me his weaknesses.
Bana onun zaaflarını söyle.
What other weaknesses and depravities You hide in shame now and people will wonder.
Şimdi utanç içinde saklanırsan… insanlar başka ne zayıflıklar ve fesatlıklar sakladığını merak eder.
His sister has weaknesses, drink and drugs.
Kız kardeşinin içki ve uyuşturucu zaafı var.
Tell me his weaknesses. Yes, sir.
Evet efendim. Bana onun zaaflarını söyle.
You hide in shame now and people will wonder what other weaknesses and depravities.
Şimdi utanç içinde saklanırsan… insanlar başka ne zayıflıklar ve fesatlıklar sakladığını merak eder.
He has only two weaknesses.
Sadece iki zaafı var.
You know all my weaknesses.
Bütün zayıflıklarımı biliyorsun.
Also, your analysis of their weaknesses Was most helpful.
Ayrıca zayıflıklarına dair analizin de çok yardımcı oldu.
How much longer will you go on blaming your dreams… for your own weaknesses?
Kendi zayıflıklarınız için rüyalarınızı suçlamaya daha ne kadar devam edeceksiniz?
Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.
I have left behind all my weaknesses.
Tüm zayıflıklarımı ardımda bıraktım.
You have two weaknesses.
İki tane zaafın var gibi görünüyor.
And your weaknesses?
Ya zayıflıkların?
Highlight Natasha's strengths, not weaknesses.
Bu kez Natashanın zayıflığını değil, gücünü ön plana çıkaralım.
But the Ori sensed my misgivings, forgave me my weaknesses and showed me their power.
Ama Ori kuşkularımı hissetti, zayıflıklarımı bağışladı ve bana güçlerini gösterdi.
Results: 740, Time: 0.0771

Top dictionary queries

English - Turkish