WEDDED in Turkish translation

['wedid]
['wedid]
evlenmiş
to marry
marriage
olarak kabul ediyor musun
evli
unmarried
marry
evlilik
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial
ediyor musun
is
does it bother
nikahlı
wedding
marriage
evlendiğin
to marry
marriage
evlenmesine
to marry
marriage
evliliğin
marriage
wedding
marital
matrimony
conjugal
marry
matrimonial

Examples of using Wedded in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do you, Kriemhild take Siegfried as your lawful wedded husband?
Siz Kriemhild… Siegfriedi yasal kocanız olarak kabul ediyor musunuz?
King Siegfried do you take Kriemhild as your lawful wedded wife?
Kral Siegfried Kriemhildi yasal karınız olarak kabul ediyor musunuz?
I thee wedded.
Bu yüzükle, seninle evlendim.
Some say he'm alive again Wedded to a barber…♪.
Bazıları tekrar canlandığını ve bir Berberle evlendiğini söylüyor….
With this ring, I thee wedded.
Bu yüzükle, seninle evlendim.
To my wedded husband.
Kocam olarak kabul ediyorum.
So are you ready for three months of wedded bliss?
Aylık mutlu bir evliliğe hazır mısın?
They are a musician and a celebrity personality who recently wedded.
Onlar yeni evlenen bir şarkıcı ve ünlü bir kişilikler sadece.
You're blinded by wedded bliss, by your plans to have a baby.
Mélanieyle mutlu yaşantınız çocuk yapma projen, gözlerini kör etmiş.
Wish you an everlasting wedded life!
Size sonsuz bir evlilik hayatı dilerim!
Happy wedded life to you.
Mutlu bir evlilik yaşamınız olsun.
All right. 42 years of wedded bliss!
Yıllık mutlu bir evlilik. Tamam!
Dr. Satan, do you take Velvet von Black as your unlawfully wedded whore?
Dr. Şeytan, siz Velvet von Blacki yasadışı orospuluğa kabul ediyor musunuz?
I take you as my lawful, wedded husband.
Seni kocam olarak kabul ediyorum.
As my lawfully wedded husband, in sickness and in health until death parts us.
Hastalıkta ve sağlıkta, ölüm bizi ayırana dek yasal eşim olarak kabul ediyorum.
Years of wedded bliss.
Yıllık mutlu bir evlilik.
I, Catherine, take thee, Frederick, for my wedded husband.
Ben, Catherine, sen Fredericki kocam olarak kabul ediyorum.
As my lawful wedded husband.
Kocam olarak kabul ediyorum.
How wedded are you to the Bart you know?
Bartın böyle olması için kendinizi ne kadar adadınız?
I, Jennie, take thee, Sam, to my wedded husband.
Ben, Jennie, Sami kocam olarak kabul ediyorum.
Results: 106, Time: 0.0592

Top dictionary queries

English - Turkish