Examples of using Kabul in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yeni kabul dalgasıyla geldi. Kendiniz bakın.
Kabul ofisi iki saate kadar açılmaz. şimdi mi?
Hiç hata yapamazsınız, asla kabul sınavına geçemezsiniz.
Kendiniz bakın. Yeni kabul dalgasıyla geldi.
Dolara kabul masasından geçince başka tarafa bakabilecek.
Ciddi bir suçu kabul ediyorsun. Benim adamım.
Teşekkür ederim. Kabul formunun fotokopisine itiraz ediyoruz.
Hayır yanıtı kabul etmiyor. Sizi tanıyormuş.
Müvekkilim soru kabul etmiyor… ama ben birkaç soru cevaplayacağım.
Çok vaktim yok ama olsun… Öyleyse özürlerimi kabul edin?
Anladım. Herhangi bir emri soru sormadan kabul ederler. Tamamıyla itaatkarlar.
Benim adamım. Ciddi bir suçu kabul ediyorsun.
Benim adamım. Ciddi bir suçu kabul ediyorsun.
Anladım. Herhangi bir emri soru sormadan kabul ederler. Tamamıyla itaatkarlar.
Sizi tanıyormuş. Hayır yanıtı kabul etmiyor.
Sizi tanıyormuş. Hayır yanıtı kabul etmiyor.
Jo Seong-dae için çalıştığını kabul ediyorsun yani?
Türkiyedeki bir arkeolojik kazıya kabul edildim yani tüm yaz Türkiyedeyim.
Kabul et, G. Onların nerede olduklarını bilmiyorsun.
Ben de oraya kabul edilmiştim fakat Duketa okumaya karar verdim.