WHEN I DO in Turkish translation

[wen ai dəʊ]
[wen ai dəʊ]
yaparken
doing
when
while
making
yaptığımda
i do
when
make
built
time
i performed
yaptığım zaman
time to make
time , it do
time to build
ne zaman yaparım
when i do
başardığım zamanlarda
taklidi yapmama
ben yaptığımda
i did it

Examples of using When i do in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
No. I want to look you in the eyes when I do it.
Bunu yaparken gözlerimin içine bakmak istiyorum. Hayır.
Are you telling me it doesn't hurt when I do this?
Böyle yaptığım zaman acımadığını mı söylüyorsunuz?
No. I wanna look you in the eyes when I do it.
Bunu yaparken gözlerimin içine bakmak istiyorum. Hayır.
Look, Babs, I don't want you to worry when I do this.
Bak Babs, bunu yaptığım zaman endişelenmeni istemiyorum.
Very sorry, and when I do this?
Çok pardon, peki ya böyle yaptığımda?
Because I don't want anyone to be there when I do this thing.
Çünkü bunu yaparken orada kimsenin olmasını istemiyorum.
And when i do bad things, i get rewarded.
Ve kötü şeyler yaptığımda ödüllendiriliyorum.
Since I wouldn't want to remember us both naked when I do it.
Bunu yaparken ikimizin de çıplak olduğumuzu hatırlamamız gerekmiyor.
Usually, when I do that, it leaves a hole!
Delik bırakır. Genellikle bunu yaptığımda.
What does it matter when I do it?
Ne zaman yaptığımın ne önemi var?
When I do, even the great James P. Sullivan is gonna be working for me.
Başardığım zaman ünlü James P. Sullivan bile bana çalışacak.
You will know when I do, boy.
Yaptığım zaman öğrenirsin evlat.
He likes it when I do this.
Böyle yaptığım zaman hoşuna gidiyor.
But when i do it, i get grief.
Fakat bunu ben yaptığım zaman tepki çekiyorum.
You will know when I do.
Yaptığım zaman öğrenirsin evlat.
When I do, you will be the first to know.
Olduğunda ilk öğrenen sen olursun.
It brings out togetherness, nursing.- Oh, yes, and when I do.
Evet. Bunu yaptığım zaman, ortaya birliktelik çıkıyor, şefkat.
You can tell when I do that?
Ne zaman yaptığımı anlayabiliyor musun?
Oh, yes, and when I do, it brings out togetherness.
Evet. Bunu yaptığım zaman, ortaya birliktelik çıkıyor, şefkat.
But when I do, I enjoy it.
Ama kırpa kırpa beğendim.
Results: 148, Time: 0.0624

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish