WHEN I KNOW in Turkish translation

[wen ai nəʊ]
[wen ai nəʊ]
öğrenince
when
found out
when he finds out
learning
knowing
once
bildiğim zaman
öğrendiğim zaman
time to hone
time to know
time to learn
tanıyınca
knowing
recognized
when you get to know
when
when i met
bildiğim halde
biliyorum zaman

Examples of using When i know in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I will call you when I know something.
Bir şey öğrenince sizi ararım.
When I know I can't win. He said that I have to end this war.
Kazanamayacağımı bildiğim zaman bu savaşı bitirmem gerektiğini söylemişti.
When I know what it wants me to do. Soon.
Yakında… ne yapmamı istediğini öğrendiğim zaman.
I'll… I will call you when I know more.
Daha fazlasını öğrenince seni ararım.
I don't like wasting time when I know what I want.
Ne istediğimi bildiğim zaman vakit kaybetmekten hoşlanmam.
Soon… when I know what it wants me to do.
Yakında ne yapmamı istediğini öğrendiğim zaman.
I will give you a call when I know something.
Bir şey öğrenince seni ararım.
He said that I have to end this war when I know I can't win.
Kazanamayacağımı bildiğim zaman bu savaşı bitirmem gerektiğini söylemişti.
I will call you when I know more.
Daha fazlasını öğrenince seni ararım.
Not when I know where your little buddy is! Did you see that?
Küçük dostunun nerede olduğunu bildiğim zaman olmaz!
I will call you when I know more.
Fazlasını öğrenince seni ararım.
I'm stronger, when I know you are near.
Senin yanı başımda olduğunu bildiğim zaman daha güçlüyüm.
I will report when I know more.
Daha fazlasını öğrenince rapor vereceğim.
When I know what I want.
Ne istediğimi bildiğim zaman.
I will call you when I know where we're going.
Nereye gideceğimizi öğrenince seni ararım.
When I know where I am.
Nerede olduğumu bildiğim zaman.
I will tell you when I know what's on it.
İçinde ne olduğunu öğrenince sana söyleyeceğim.
The cards everybody else is holding. Especially when I know.
Özellikle de herkesin elindeki… kağıtları bildiğim zaman.
No, it's okay. I will call you when I know what's going on.
Hayır, gerek yok. Neler olduğunu öğrenince seni ararım.
I will tell you when I know more.
Daha fazlasını öğrenince söylerim.
Results: 86, Time: 0.0654

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish