WHOSE LIFE in Turkish translation

[huːz laif]
[huːz laif]
kimin canı
kimin hayatını
kimlerin hayatını
hayatı üç ay önce sona ermemiş hep sinirli ve üzgün olan
kimin yaşamını

Examples of using Whose life in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I mean, it's not perfect but whose life is?
Yani mükemmel değil ama kimin hayatı öyle ki?
Whose life did you ruin this time?
Bu sefer kimin hayatını mahvettin?
And whose life isn't better with a truly gigantic trophy around?
Dev bir kupa alınca kimin hayatı güzelleşmez ki? -Kim seninle dans edecek?
Whose life was Fitz saving when he lied?
Fitz yalan söylediği zaman kimin hayatını kurtarıyordu?
Whose life will become more unbearable then?
O zaman kimin hayatı daha çekilmez olur?
He does what he wants, when he wants and he doesn't care whose life it affects.
İstediğini istediği zaman yapıyor ve kimin hayatını etkilediğini umursamıyor.
Whose life is this?-"Right here?
Burada. Bu Kimin hayatı?
Mrs. Joshi, look at me. Whose life you want to make better.
Bayan Joshi bakın bana… kimin hayatını kolaylaştırmaya çalışıyorsunuz.
Whose life is this? Right here?
Tam burada. Bu kimin hayatı?
If I wish to do as I please, whose life am I ruining?
Eğer mutlu olduğum gibi yapmak istiyorsam, kimin hayatını mahvediyorum?
Wait, whose life are we talking about?
Bekle, kimin hayatından bahsediyoruz?
We will see whose life is more important to him.
Onun için kimin hayatının daha değerli olduğunu görelim.
Whose life are you gonna ruin next?
Sıradaki mahvedeceğin hayat kimin?
Whose life, if you look at it under a microscope, doesn't have any flaws?
Mikroskop altında baktığında kimin hayatında hatası yok ki?
Whose life is it I will be saving?
Kurtardığım hayat kimin olacak?
If you're not there, you know whose life will be gone.
Orada olmazsan kimin hayatının sonlanacağını biliyorsun.
Becomes another member of the family. Anyone whose life he touches.
Hayatı kime dokunursa ailenin bir üyesi oluyor.
Whose life did you bargain?
Pazarlığı kimin hayatıyla yaptın?
We want you to decide whose life you can save.
Sizden kimin hayatını kurtaracağınıza karar vermenizi istiyoruz.
For those of us who live in the grey areas and whose life depends on it.
Gri bölgede yaşayan ve yaşamı o ilaçlara bağlı olan bizleri.
Results: 99, Time: 0.0438

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish