WILL LIE in Turkish translation

[wil lai]
[wil lai]
yalan
lie
false
liar
falsehood
bullshit
fake
yatacak
to sleep
to crash
goes
bed
will lie
shall lie down
gonna
yaparcasına
pusuda
ambush
wait
yatarım
will sleep
will take
to bed
i do
lie
i'm gone
am gonna sleep on
go to sleep
am taking

Examples of using Will lie in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
That means you will lie,?
Sevmeyi deniyecegim. Yalan söylüyorsun sen?
Then I will lie.
Lie to us… We will lie to you.
Bize yalan söylerseniz, biz de size söyleriz.
Okay, I will lie to you.
Pekala, sana yalan söyleyeceğim.
You think an obedient person like Abhishek will lie?
Ve Abhishek gibi itaatkar birinin bize yalan soyledigini mi dusunuyorsun?
Maybe one day I will lie as good as you.
Belki bir gün ben de senin kadar iyi yalan söylerim.
My destination will lie at any place you wish.
Benim hedefim dilek sen yerde herhangi olacak yalan.
Your eyes will lie to you.
Gözlerin sana yalan söyler.
By 7 and 8 years of age, 100% of kids will lie.
Ve 8 yaşlarına gelindiğinde,% 100ü yalan söylüyor olacak.
All participants will be appropriately dressed, and will lie on the floor like animals.
İştirak edenler uygun şekilde giyinip… yere hayvanlar gibi uzanacaklar.
And if you put me on the stand, I will lie.
Beni tanık diye çağırırsan, yalan söylerim.
I will lie for you.
Senin için yalan söylerim.
And so, like Eileen, you will lie and listen.
Ve bu nedenle, Eileen gibi… sen de yatıp dinleyeceksin… ve nefes alacaksın.
In a hundred years, I will lie next to you.
Yüz yıl içinde ben de yanına uzanacağım.
You will lie here tonight, my dear.
Sen bu gece burada yatarsın aşkım.
Throughout your life, people will lie to you and say things like'kindness,' or'being good to others,' or'family' or some shit.
Hayatın boyunca herkes sana yalan söyler. Nezaket veya iyi davranmak veya aile falan derler.
And Patty will lie about having it, which is illegal, but that's exactly what she will do until I have evidence to prove otherwise.
Patty bu bilgiler yasal olmadığı için yalan söyleyecek, ancak ben bunu kanıtlayıncaya kadar yapacağı şey tam olarak bu.
a cleaner, better, stronger land will lie in the sunshine when the storm has cleared.
güneşin altında daha temiz, daha güzel ve daha güçlü bir toprak yatacak.
Believe me, all parents will lie to their kids to protect them from the truth.
İnan bana… Tüm anne ve babalar çocuklarını gerçeklerden koruyabilmek için onlara yalan söyler.
He's an insecure man who will lie and cheat to keep whatever power he has over New Bethlehem.
O, New Bethlehem üzerindeki etkisini korumak için yalana ve hileye başvuracak sinsi bir adam.
Results: 57, Time: 0.0673

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish