WILL MAKE ME in Turkish translation

[wil meik miː]
[wil meik miː]
sağlayacak
make
will provide
will
will allow
will help
will give
to ensure
would allow
can
will enable
beni daha
i have
i can
before i even
i just
i never
than i
i more
i would
i only
i was little
edeceğim ve o da beni yine demir adalarının kralı yapacak
yutarsam
yaptığı gibi beni

Examples of using Will make me in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It will make me feel better. Like I was.
O halimle. Bu bana da iyi gelecektir.
Do you think this will make me conduct well?
Bunun iyi bir şef olmamı sağlayacağını mı düşünüyorsun?
They will make me sick, sergeant. You're in good hands.
Beni hasta edecekler çavuş. Emin ellerdesin.
No other gift will make me happier.
Hiç bir hediye beni bu kadar mutlu etmezdi.
No other gift will make me happier.
Baska bir hediye beni bu kadar mutlu etmezdi.
No other gift will make me happier.
Başka bir hediye beni bu kadar mutlu etmezdi.
Which will make me very happy indeed.
Edecek olan. Beni hakikaten mutlu.
It's the only thing that will make me feel better.
Kendimi iyi hissetmemi sağlayan tek şey o.
There's nothing you can say that will make me run away.
Söyleyeceğin hiçbir şey senden kaçmamı sağlamaz.
Not me. Not me, I haven't eaten anything that will make me fart.
Ben değilim, gaz çıkarttıcak bir şey dahi yemedim. Ben yapmadım.
Because Xianer said the sword, will make me think about the martial arts world.
Çünkü xianer göre, kılıcım Dövüş sanatları dünyasını düşünmemi sağlıyor.
That this will make me confess to something I didn't do?
Yapmadığım bir şeyi itiraf etmemi sağlayacak mı?
I hope so, Milo. The rain will make me feel cleaner after what we just did.
Yaptığımızdan sonra yağmur beni daha temiz hissettirecek. Umarım, Milo.
I just hope my mother's little helpers will make me feel like this never happened at all.
Umuyorum ki annemin küçük yardımcıları bunlar hiç yaşanmamış gibi hissetmemi sağlayacak.
I destroy Robb Stark's enemies for him I see. and he will make me king of the Iron lslands once again.
Robb Starkın düşmanların onun adına yok edeceğim ve… o da beni yine Demir Adalarının kralı yapacak. Anlıyorum.
You, my friend, are going to be the best baseball player in the world, which will make me the best baseball player in the world's father.
Ve sen, adamım, dünyadaki en iyi beyzbol oyuncusu olacaksın. Bu da beni dünyanın en iyi beyzbol oyuncusunun babası yapacak.
In time, they will make me anxious, I will begin to imagine things, and after that I will be dependent
Zamanla, beni rahatsız edecekler, hayal görmeye başlayacağım ondan sonra diğer insanlara beslenmek,
it-it will make me….
umarım söylersin… bu beni… çok çok mutlu edecek.
Who will make me?
Beni kim zorlayabilir?
You will make me crash.
Kaza yaptıracaksın bana.
Results: 73579, Time: 0.0669

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish