WILL PREPARE in Turkish translation

[wil pri'peər]
[wil pri'peər]
hazırlayacak
will prepare
ready
will make
's gonna make
i'm gonna fix
shall prepare
would prepare
is gonna prep
hazırlayayım
i will make
ready
some
i will prepare
i will fix
will get
will get started
am gonna make
i'm gonna fix
set up
hazırlayacağım
i will make
i will prepare
ready
i'm gonna make
i will fix
some
i will get
i shall make
i shall prepare
i'm preparing
hazırlarım
ready
set
up
prepare
instant
get
hazırlar
ready
set
up
prepare
instant
get

Examples of using Will prepare in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I will prepare the sugar syrup.
Ben de şeker şurubunu hazırlayayım.
Meanwhile I will prepare some papers that you must look through.
Ben de bu arada bakman gereken birkaç evrak hazırlayacağım.
It will prepare her for the real world.
Bu onu gerçek dünyaya hazırlayacak.
I will prepare everything. Tomorrow.
Yarın. Ben her şeyi hazırlarım.
A little humility will prepare you for what lies ahead.
Birazcık tevazu seni bekleyen şeyler için hazırlar.
I will prepare dinner.
Ben akşam yemeğini hazırlayayım.
Then I will prepare something special.
Bu durumda ben de özel bir şey hazırlayacağım.
Tomorrow. I will prepare everything.
Yarın. Ben her şeyi hazırlarım.
Later Victorina will prepare her breakfast.
Sonra Victorina onun kahvaltısını hazırlayacak.
My wife will prepare a feast for us.
Karım bize ziyafet hazırlar.
I will prepare the I. V.
Ben serumu hazırlayayım.
And I will prepare breakfast for tomorrow.
Ben sonraki öğünü hazırlayacağım.
I will prepare dinner in the meantime.-Okay.
Ben de yemeği hazırlarım. -Tamam.
It will prepare them for the real world.
Bu onları gerçek dünyaya hazırlayacak.
Now, get the pills, I will prepare the crate.
Şimdi, sen hapları getir, ben sandığı hazırlayayım.
I will prepare a special one!
Sana özel bir tane hazırlayacağım!
I will prepare you.
Seni hazırlarım.
Dad will prepare a delicious barbecue.
Babanız harika bir barbekü hazırlayacak.
Now, you get the pills, I will prepare the trunk.
Şimdi, sen hapları getir, ben sandığı hazırlayayım.
Anyway, I will prepare a file for you.
Her neyse, sana bir dosya hazırlayacağım.
Results: 135, Time: 0.0617

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish