YOUR EXPERIENCE in Turkish translation

[jɔːr ik'spiəriəns]
[jɔːr ik'spiəriəns]
senin deneyimin
senin deneyiminden
senin tecrübende
tecrübelerinizi ayrıntılara girmeye çekinmeden
senin yaşadıkların

Examples of using Your experience in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're all fairly interested in your experience.
Senin deneyimlerinle çok ilgileniyoruz.
I respect your experience and your skills, sir.
Sizin tecrübelerinze ve başarılarınıza saygı duyuyorum, bayım.
We're part of your experience.
Bizler sizin tecrübenizin bir parçasıyız.
Your experience makes you more than qualified, sir.
Deneyiminiz sizi kalifiyeden daha fazlası yapıyor, efendim.
Your experience.
Deneyimine göre.
Your experience was insufficient to deal with him alone.
Deneyiminiz onunla başaçıkmak için yetersiz kaldı.
Your experience in this area?
Bu alandaki deneyimleriniz mi?
Did you ever… What's your experience with electricity?
Elektrikle ilgili bir tecrübeniz oldu mu?
Is that your experience, Sadie?
Bu senin tecrüben mi, Sadie?
After your experience in the helicopter… we must make sure you are well again.
Helikopter deneyiminizden sonra iyi olduğunuzdan emin olmalıyız.
And they would find your experience to be quite a revelation.
Ve senin deneyimini de… bir aydınlanma kabul ederler.
And they would find your experience to be quite a revelation.
Senin deneyimini de bir tezahür kabul ederlerdi.
We need you… your experience, your judgment.
Sana, tecrübene ve yargına ihtiyacımız var.
Your experience means something.
Deneyiminin bir anlamı var.
And I don't know what your experience was, but it's clearly not mine.
Senin yaşadığın tecrübe nasıldı bilmiyorum ama benimki öyle değil.
Is that your experience?
Senin tecrüben de böyle miydi?
I don't have your experience.
Sizdeki deneyim tabii ki bende yok.
And your experience as an actor must have proved invaluable.
Ve aktör olarak tecrübeniz paha biçilmezliğinizi kanıtlamalıydı.
I need your German, your experience your Berlin contacts.
Almanca bilgine… tecrübene ve Berlindeki istihbaratına ihtiyacım var.
I don't have your experience in such special dealings.
Bu tür özel işlerde sizin kadar tecrübe sahibi değilim.
Results: 73, Time: 0.0554

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish