YOUR HALF in Turkish translation

[jɔːr hɑːf]
[jɔːr hɑːf]
senin yarı
senin yarın
seni yarım
yarı payına
senin yarısı
göz önüne alırsak klimayı kapattığım zaman yarım

Examples of using Your half in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You're giving me your half.
Sen payının yarısını bana vereceksin.
I want your half of the information.
Bilginin sizdeki yarısını istiyorum.
She wanted her own son to rule, your half brother.
Kendi oğlunun, senin üvey kardeşinin imparator olmasını istediği için.
You got your half of the rent?
Kira payını mı aldın?
I will let you pay your half if you slow down.
Eğer yavaşlarsan, kendi payını ödemene izin veririm.
Okay, your half hour's up.
Tamam, Sizin yarım saat kalmış.
What are you gonna do with your half?
Kendi yarınla ne yapacaksın?
Your half.
Senin yarımın.
Why don't you go to your half?
Neden kendi yarına gitmiyorsun?
Oh, your half?
Oh, senin yarın mı?
Your half? I did all the heavy lifting.
Senin yarın mı? Bütün ağır işi ben yaptım.
You're giving me your half.
Payını bana vereceksin.
So i guess you can pay your half of the rent now.
Kira payını ödeyebilirsin. Öyleyse sanırım artık kendi.
Don't tell me. You got your half of the rent?
Kira payını mı aldın? Sakın söyleme?
And you handed your half over to Sean.
Ve kendi payını Seana teslim ettin.
Your half, Professor.
Sizin payınız, Profesör.
Your half, Professor. Well.
Sizin payınız profesör. Pekâlâ.
Your half, Professor. Well.
Pekâlâ. Sizin payınız profesör.
You eat your half, I will eat mine.
Sen kendi yarımını ye. Ben de benimkini yerim.
I'm keeping your half… because you couldn't control yourselves.
Sizin payınız bende duracak. Çünkü kendinizi kontrol edemiyorsunuz.
Results: 60, Time: 0.314

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish