YOUR MEN in Turkish translation

[jɔːr men]
[jɔːr men]
adamların
man
guy
fellow
fella
dude
person
sizin erkeklerinizden
are you guys
adamlarını gaius claudius glaberın ordusuna katacağım
adamlarını
man
guy
fellow
fella
dude
person
adamlarına
man
guy
fellow
fella
dude
person
adamlarınız
man
guy
fellow
fella
dude
person

Examples of using Your men in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Do your men know where they're supposed to go?
Adamlarınız nereye gideceklerini biliyorlar mı?
Yondu Udonta. Order your men to turn on the Nova Corps!
Yondu Udonta! Adamlarına Nova Birliğine teslim olmalarını emret!
Wake your men. Indy, the torches are burning out.
Adamlarını uyandır!- lndy, meşaleler sönüyor.
But now and then, your men of wit Will condescend to take a bit.
Ama şimdi ve sonra, zekâlı adamların biraz almak için küçümseyecekler.
If you surrender your men will receive safe travel through Sioux territory.
Teslim olursanız, adamlarınız Sioux bölgesi ile güvenli seyahat alırlar.
Take your men and help Nusrat. That's where they are hiding.
Adamlarını alıp Nusrata yardım et. Orada saklanıyorlardır.
They wanted to kill Yu's children, and your men were in the way.
Yunun çocuklarını öldürmek istiyorlardı ve adamların da yoldalardı.
A moment ago, your men tried to resort to violence.
Biraz önce, adamlarınız şiddete başvurmayı denedi.
Bullshit! We owe so much to you and your men.
Sana ve adamlarına çok şey borçluyuz… Saçmalık!
I don't even wanna see your men in the halls.
Adamlarını koridorda bile görmek istemiyorum.
All over town as if they own it. Your men are selling drugs.
Tüm kasabada uyuşturucu satıyor. Adamların kendilerininmiş gibi.
Your men are hungry. Your officers, they need meat.
Adamlarınız aç. Subaylarınızın ete ihtiyacı var.
Sergeant Diatta, tell your men to free the general immediately.
Çavuş Diatta, adamlarına generali hemen serbest bırakmalarını söyle.
Now get your men together and do as I tell you.
Sana söylemek gibi şimdi birlikte adamlarını ve yapılacak.
Sir. Captain! Have your men search the flying saucer.
Efendim!- Kaptan! Adamların uçan daireyi arasın.
The stress points of a 747. Your men don't know.
Adamlarınız bir 747nin gerilim noktasını bilemezler.
Tell your men that acts of vengeance will not be tolerated.
Adamlarına, intikam almaya yönelik hareketlere müsamaha gösterilmeyeceğini söyle.
Not you. Tanah, split your men into two teams.
Sen değil. Tanah… adamlarını iki takıma ayır.
Sir. Captain! Have your men search the flying saucer.
Kaptan!- Efendim! Adamların uçan daireyi arasın.
Tell your men that acts of vengeance will not be tolerated.
Adamlarına intikam gibi davranışlara tolerans gösterilmeyeceğini söyle.
Results: 1494, Time: 0.0417

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish