ALMAM in English translation

get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
take
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
buy
almak
al
alman
satın
alacağım
alın
ısmarla
alalım
kazandır
alayım
pick up
al
alıp
almam
topla
kaldır
alacağım
açsana
açmasına
kap
grab
al
alıp
tut
kap
yakala
alsın
alın
tutun
alacağım
alayım
to borrow
ödünç almak
ödünç
borç
kredi almak
alabilir miyim
to collect
toplamaya
almaya
toplanması
tahsil etmeye
toparlamak için
tahsilata
koleksiyonu
biriktirmek için
got
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
getting
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
taking
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
buying
almak
al
alman
satın
alacağım
alın
ısmarla
alalım
kazandır
alayım

Examples of using Almam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Pekala özür dilerim ama onu almam gerekiyor.
Well, I'm sorry, but I need to borrow him.
Hayatı almam için oradaydı.
His life was there for the taking.
Bak, senin işini almam benim hatam değil, tamam mı?
Look, it ain't my fault I got your job, okay?
Yani, onlara araba almam konusunda şaka yapıyorlar.
I mean, they're joking about me buying them a car.
Bir şey almam gerekiyor. Birazdan oradayım.
Just have to grab something. I will just be a minute.
Oğlumu almam lazım!
I need to collect my son!
gerçekten silahını almam lâzım.
I really need to borrow your gun.
Kayınpederimin şirketini almam konusu var ya.
About taking over my father-in-law's company.
Bu bandanayı benim almam gerektiği sonucuna varıyoruz.
That got me to the point of me getting the bandana.
Senin tekniğini almam için ufak bir bedel.
Small price to pay for getting your technique.
Asıl benim sana hediye almam lazım. Jerry.
I should be buying you presents. Oh, Jerry.
Bir şey almam gerekiyor. Birazdan oradayım.
I will just be a minute. Just have to grab something.
Wolverine iz peşinde ama benim seni almam gerekti.
Wolverine's on the scent. But I'm supposed to collect you.
Bazı dosyaları gözden geçirmek için bilgisayarı almam gerekiyor da.
I just needed to borrow the computer for a bit to look through some files.
Bu tedaviyi benim almam, senin başına gelebilecek en iyi şey.
Me taking this cure is the best thing that will ever happen to you.
Geri almam lazım onu. Geri ver.
Give it back. Got to have it back.
Elmayı almam bir dakika sürdü.
I spent a minute getting an apple.
Asıl benim sana hediye almam lazım. Jerry.
I should be buying you presents. Aw, Jerry.
Eve uğrayıp duş almam, kaplumbağayı beslemem lazım.
I will need to stop by the house, Grab a shower, feed the turtle.
Ve ilaçlar almam.
Medicines to collect.
Results: 3698, Time: 0.0685

Top dictionary queries

Turkish - English