Examples of using Amir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ancak böyle ödeyebilirsin. Amir Wooya bugüne kadarki bunca iyiliğini.
Nöbetçi amir ne istiyormuş? Seni aşağılık!
Amir Ham, Dr. Naya gereken ilaçları getirin.
Amir Yu, In Dong-gu ile buluşmaya dinleme cihazı ile gidecek.
Merhaba Amir Moon.
Affedersiniz, Amir Yardımcısı, bir ceset bulduk.
Amir, sıçrayanlara alev fıskiyesine benzer bir şeyle vurmalarını emretti.
Amir bunun senin hatan olmadığını biliyor.
Amir Woo değil mi bu?
Gençlerin erken amir olması işte bu yüzden problem.
Artık amir benim.
Amir Meeksin ofisini nerede bulabileceğimi biliyor musunuz?
Amir Jo, koşu parkurunun yakınlarındaki bambu ormanında kaybolduğunu düşünüyor.
Bunu ortaya çıkarırsak Amir Moon ile Savcı Jungun işi biter.
Gettoda kasıtlı yaktığın amir. En sonunda izimizi buldu.
Amir bize görev verdi.
Khan Amir seni çağırıyor.
Yetişkinler amir gibi hissediyordu.
Efendim. Amir şimdi sizi görecek.
Amir Chowun aracının patlayışını izledi.
