BENZER in English translation

similar
benzer
aynı
benziyor
same
aynı
ayni
tıpkı
ayn
alike
aynı
benzer
eşit
benziyoruz
benzeşiyoruz
birbirine benzeyen
identical
aynı
özdeş
benzer
ikiz
tıpatıp
tek yumurta
birebir
birbirinin aynısı
kind
tür
biraz
nazik
nasıl
kibar
çeşit
tarz
biçim
tip
böyle
akin
benzer
benzeyen
akın
akini
tıpkı
yakın
akraba
öğretilenler
kindred
benzer
akrabalık
yakınları
sıhriyet
analogous
benzer
analog
analoğu
sonuçlarin
aynı
comparable
benzer
karşılaştırılabilir
dengi
kıyaslanabilir
looks like
benziyor
gibi görünüyor
benzer
gösterdin
göründüğünü
görünüşe göre
sanki
görünür
anlaşılan

Examples of using Benzer in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bizler benzer ruhlarız.
We're kindred spirits.
Benzer bir iş?
Çocuklarımın annesi olması gereken kadın neye benzer, bunu farkediyorum.
I now realize the kind of woman the mother of my children should be.
Benzer ruhlar.
Kindred spirits.
Benzer imkanlara sahip daha ucuz bir daire buldum. Shaun?
Shaun? I found a cheaper apartment with comparable amenities?
Koyu kestanemsi sakalı ve kovboylarınkine benzer şapkası vardı.
He had a beard, sort of auburn colored, and a cowboy kind of hat.
Ne kadar benzer ruhlarımız var, değil mi?
Who would have thought we were such kindred spirits?
Shaun? Benzer imkanlara sahip daha ucuz bir daire buldum?
I found a cheaper apartment with comparable amenities. Shaun?
Kamçılanan bir kızla ilgili ve benzer şeyler hakkında pasajlar.
Passages about a girl being flogged and that kind of thing.
Benzer bir ruhmuş gibi hissettiren bu amaçsız dolaşan ruh kimin?
Who's this wandering soul that feels like a kindred spirit?
Benzer imkanlara sahip daha ucuz bir daire buldum. Shaun?
I found a cheaper apartment with comparable amenities. Shaun?
Öyle bir zayıflık göstermemiz sırtlana antilop göbeği göstermeye benzer.
It's like showing a hyena the belly of an antelope. If we show that kind of weakness.
Bence biz benzer ruhlar olabiliriz.
I think we might be kindred spirits.
Shaun? Benzer imkanlara sahip daha ucuz bir daire buldum.
Shaun? I found a cheaper apartment with comparable amenities.
Günümüz iklimine çok benzer, ama daha sıcak.
Very comparable to the climate of today, but warmer.
Profesör, benzer ruhlar olduğumuzu sanıyordum.
Professor, I thought we were kindred spirits.
Esnekliği insan derisininkiyle benzer.
The elasticity's comparable to human skin.
Biliyor musun, bence sen birkaç benzer hayaletlerle tanışmalısın.
You know what, I think you need to meet some kindred spirits.
Beyin kapasiteleri yunuslarınkine benzer.
They have a brain capacity comparable to dolphins.
Sanırım bir şekilde Jeff ve ben… benzer ruhlarız.
I guess in a way Jeff and I are… kindred spirits.
Results: 5883, Time: 0.0599

Top dictionary queries

Turkish - English