BEYNINDE in English translation

brain
beyninde
beyni
beyin
mind
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka
in his head
kafasında
beyninde
onun aklına
beynindeki
başında
onun kafasının içine giriyorum
ona dikiz aynasından baktığımda kafasında
there
orada
var
burada
şurada
i̇şte
yanında
var mı
içinde
yok
içeride
brains
beyninde
beyni
beyin
minds
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka

Examples of using Beyninde in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ne oldu, beyninde ne var?
What-- What-- What's wrong with your brain?
Bence senin beyninde hasar oluşmuş.
Because I think you have brain damage.
Beyninde neler döndüğüne dair hiçbir fikrim yok, Jim.
I have no idea what goes on in that brain of yours, Jim.
Eğer beyninde bir şey olsaydı o zaman söylediklerini dinlemek zorunda kalmazdık.
If his brain was addled, we wouldn't have to listen to anything he says.
Kurbanların beyninde ve burnunda aynı küf vardı.
The same mold was found in the brains and nasal cavities of the victims.
Ön beyninde büyük bir travma yaşamış.
He's suffered major trauma to the prosencephalon section of the brain.
Beyninde kıymık gibi seni çıldırtan bir şey.
Like a splinter in your mind driving you mad.
Eğer basıncı azaltmazsak beyninde kalıcı hasara neden olabilir.
If we don't reduce it, It could irrevocably damage his brain.
Beyninde bir sorun mu var?
Is there something wrong with your brain?
Beyninde… o dosya yok.
Your brain is… not on file.
Sorun beyninde değil.
It's not his brain.
Ama yine de beyninde bir yerlerde, değil mi?
Yeah but it's still rattling around in your head, isn't it?
Beyninde yırtılan bir kan damarı yüzünden başı ağrıyormuş.
It was caused by a blood vessel in her brain that ruptured.
Tümör beyninde değilse, üreme sisteminde bir yerdedir.
If the tumor's not in her brain, it's in her reproductive tract.
Karaciğerinde ve beyninde çok fazla bakır var.
You have too much copper in your liver and your brain.
Stevein beyninde basınç var, ama dalgıçIıktan değil.
Steve's put pressure on his brain, but not by diving.
Beyninde, böyle şeylere inanmana yol açan… organik değişimler oluyor.
You're having organic changes in your mind that's making you believe these things.
Beyninde büyük bir şişme var.
There's a massive swelling of his brain.
Beyninde 9 mm lik bir kurşunla hayatta kaldı.
He survived a 9 mm bullet to the brain.
Bence beyninde bir hasar yok.
The brain, I feel, definitely is not damaged.
Results: 1041, Time: 0.0522

Top dictionary queries

Turkish - English