BEYNINE in English translation

brain
beyninde
beyni
beyin
mind
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka
head
kafa
kafadan
doğru
başını
başkanı
kellesini
şefi
aklına
lideri
müdürü
brains
beyninde
beyni
beyin
minds
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka

Examples of using Beynine in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Maymunun beynine bağlandın sonra tamamen akıllı mantıklı davranmak.
Ever since you plug into monkey's head, you act perfectly sane and rational.
Sarışın olan, Marcie Fox, kendi küçük beynine göre efsaneydi.
The blonde, Marcie Fox, a legend in her own little mind.
Richard Hammondın beynine hoş geldiniz.
Welcome to the inside of Richard Hammond's head.
Kelimenin tam anlamıyla… birinin beynine yüklenebilecek bir bilgi deposu.
Downloaded into one's mind. A repository of knowledge that can be literally.
Bu şüpheyi onun beynine ekti.
He planted that doubt in her head.
Kelimenin tam anlamıyla… birinin beynine yüklenebilecek bir bilgi deposu.
A repository of knowledge that can be literally… Downloaded into one's mind.
Tamam, teoride bunun Deanin beynine bağlı olması lâzim.
In theory, I should be connected to Dean's mind. Right.
ama bu adamın beynine girmeliyiz.
we gotta get inside this guy's head.
Tamam, teoride bunun Deanin beynine bağlı olması lâzim.
Okay, in theory, I should be connected to Dean's mind.
Bir dinazorun beynine sahip olsam bile, onları hatırlayamazdım.
Even with a brain the size of a dinosaur's, I couldn't take that in.
Beynine saplanmış bir metal parçası var.
You have got a piece of metal stuck in your brain.
Beynine daha az kan gidiyor.
Less gets to your head.
O suçluluk hâlâ beynine bağlı olabilecek bir kan bağımlılığından geldi.
That guilt came from a blood addiction that might still be hard-wired in his brain.
Beynine kaymamış olması bir mucize.
It's a miracle it hasn't shifted into your brain.
Beynine bunu bizzat yükleyeyim mi?
Do I have to upload that to your brain myself?
Doğruca beynine gidecek.
It will go straight to your head.
Bugün beynine nörotransmitter yerleştirmek için Jason Coleu ameliyat edeceğiz.
We're operating today on Jason Cole to place a neurotransmitter in his brain.
Kaşıkla yersin vitaminler beynine daha hızlı gider.
You eat it with a spoon, and the vitamins get to your brain faster.
Beynine pet taraması yapmak istiyorum.
I wanna get a PET scan of your brain.
Zekâ, beynine ne kadar kan gittiğiyle ilgilidir.
Consciousness depends on how much blood you got in your brain.
Results: 1253, Time: 0.0374

Top dictionary queries

Turkish - English