Examples of using Bilginin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bilgisayardan edinilen bilginin ise dokusu ve zenginliği yoktur.
Sen olduğun gibi devam et ve bilginin geri kalan ayakları her gün yeni mucizeler üretecektir.
Ama bunlar bilginin duyduğu hikayeler değildi.
Hangi bilginin önemli olduğunu bilmek çok zor.
Tutuklamayı gerçekleştiren polislerden hiçbiri bilginin nereden geldiğini bana söyleyemedi.
Bilginin açığa çıkması kurbanın DNA analizleri sonucu olmuştur.
Bilginin bağımsızlığı önemlidir.
Bilginin altın çağı olacak bu.
Şimdi domuz, bilginin ışığını cehaletin karanlığına parlayabildiği her yere gider.
Hangi bilginin?
Aradığın bilginin geçmişin altına gömülü olduğunu söyledi.
Aradığın bilginin geçmişin altına gömülü olduğunu söyledi.
Edindiğin bilginin bir kısmı saklamayı başarmışsın.
Bilgisayardan edinilen bilginin ise… dokusu ve zenginliği yoktur.
Bana bu bilginin nereye kadar sızdığını söyle.
Bilginin değerine bağlı bu.
Bu bilginin alakalı olup olmadığını her zaman merak ettim. Yıllar boyunca.
Bilginin açığa çıkması kurbanın DNA analizleri sonucu olmuştur.
İşe yaramaz Bilginin makinesi bozuldu.
Bilginin yanlışı, daha kalıcı bir ceza gerektiriyor. -Hayır!