Examples of using Budalaca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, az önce söylediğin, budalaca!
Bunu konuşmak bile çok budalaca.
Ama bunun ne kadar budalaca olduğunu fark ettim.
İstediğim gibi olmak Budalaca davranmak.
Müzmin bir bekârken… aniden 55 yaşınızda… İnsanlar budalaca şeyler yapabiliyor.
Savaştan daha budalaca bir şey yoktur.
Bu, hayatta yaptığım en budalaca şeydi.
Bu budalaca işlerden vazgeç.
Öyleyse budalaca korkuyor olmalısın.
Yeniden budalaca davranalım.
Budalaca bu!
Sonunda bu budalaca yeni düşünceler biçim kazanıyor.
Budalaca bu.
Beni öldürüyorsun Seymour bu budalaca casus işiyle beni öldürüyorsun.
Bu biraz budalaca gelebilir ama… karı koklamak mümkün müdür?
Ahbap, bir çetede yer almak ne kadar budalaca olurdu?
Ve ben budalaca davrandım.
Hayır, bence o kadar uzun süre beklemesi budalaca.
Eğer bunlara rağmen sessiz kalsayıdım, budalaca olurdu.
Bu budalaca.