Examples of using Derinden in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Derinden, yavaşça kesen bıçaklar.
İlkinden biraz daha yukarıdan ve daha derinden.
Kadınların şarkıları kalbime her zamankinden daha derinden giriyor.
Adım Robert Cutty.- Derinden.
Howard, matematiği derinden araştırdı.
Hayir, daha çok çirp, derinden çirp.
Hayır, daha çok çırp, derinden çırp.
Bana derinden dokunan bir adamla tanıştım.
Derinden, derinden uyuyorsun.
Derinden gücenmiş bir perakende müdürü?
Sana uzun zamandır derinden bir sevgi besliyorum.
Derinden, derinden uyuyorsun.
Sesin derinden gelirse, Allisonın gerdek gecesindeki gibi ses çıkarırsın.
Fakat, beni nasıl derinden, hayal kırıklığına uğrattığınızı bilmenizi isterim.
Onu derinden takip edebilirim.
Seni derinden seviyorum.
Kendimi ona derinden bağlı buluyorum.
Afganistan derinden muhafazakar bir ülkeydi
Yer SarsıIıyor… Derinden Davul Sesleri Geliyor.
Bunu derinden hissediyorum.