Examples of using Dopdolu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ve dopdolu kadeh.
Dopdolu olan bir yere bu kelime hiç uymuyor.
Dopdolu derken neyi kastettiğimi anladın, değil mi?
Yani dopdolu ve zengin demek istiyor.
Dopdolu ve zengin olacak.
Ve dopdolu kadeh.
Ve dopdolu kadeh.
Dopdolu olacağız! -Biraz sıkışmanız gerekecek, tamam mı?
Yani dopdolu ve zengin demek istiyor.
Önünde dopdolu, yeni bir hayat var.
Ve dopdolu kadeh.
Sayende evimiz dopdolu!
Gökyüzü beyaz koyuncuklarıyla dopdolu.
Gün sürprizlerle dopdolu olabilir.
Bodrum dopdolu.
Demek istediğim, bir sürü kör zengin insan var ve bunların hayatları dopdolu.
Sanki kalbim dopdolu gibi.
Bütün otel dopdolu.
Hayati bilgilerle dopdolu.
Tamam, o hayatını dopdolu yaşayordu efendim.