Examples of using Dur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dur ben…- Hallediyorum Scarlett!- Peki!
Dur. Birazdan bir adam gelecek ve bu arabaya binecek.
Chiana! sen şu oğlan değil misin…- Dur bakalım!
Yakın dur konuşmayı ben yaparım. Sarışını gördünmü?
Hikayen son derece iyi olmalı. Dur. Arkadaşım.
Dur ben…- Hallediyorum Scarlett!- Peki.
Asker, dur.
Dur ben…- Hallediyorum Scarlett!- Peki!
Şehrin kapılarının dışında ne yapıyorsunuz? Dur!
Dur ben takayım, Dora. Çok güzel!
Dur! Sen kimsin ki… karşımda… duruyorsun? Dur!
Dur ben takayım, Dora. Çok güzel!
Lütfen bunu tutabilir misiniz? -Orada dur.
Dur ben… Ah, hayatım, hayatım.
Dur bunu senin için birde ispanyolca söyleyim'' HAYIR.
Gel buraya, Sammy, dur da kollarında ağlayayım.
Size söylemedi mi? Dur, ben?
Ah, hayatım, hayatım. Dur ben.
Dur güvenlik kontrolü.
Dur dedim, seni küçük pislik!