DURSUN in English translation

stop
kesin
engel
durak
yeter
artık
son
dur
kes
bırak
durun
stand
tahammül
ayakta
kalın
yanında
geçerli
dur
ayağa
çekil
çekilin
durun
stay
kalın
kalıp
kal
dur
durun
çekil
çekilin
ayrılma
kalalım
kalayım
keep
devam
sürekli
durmadan
sessiz
tut
tutun
kalsın
sakla
tutarım
koru
hold
bekleyin
sarıl
bir saniye
kalın
tut
bekle
tutun
dur
durun
dayan
dursun
dursunun
halt
dur
durun
kıta dur
wait
beklemek
bir dakika
walt
bir saniye
dur
durun
beklerim
away
uzak
çekip
hemen
uzaktan
ayrı
uzaklaş
gitti
kaldı
buradan
bir kenara
hang it
as
asarsın
asıyorlar
asacağım
dursun
asıyorsun
asılacak

Examples of using Dursun in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Hepsi içeride dursun.- Piyush.
Piyush Keep all these inside.
Herkes dursun! Alanı aydınlatın!
Light up the area! Everyone halt!
Anne, söyle ona dursun. Hayır, değil.
Mom, make him stop.- No, it's not.
Bu adam karıştırıyor bunların kafasını, Dursun abi.
This man is messing with their minds brother Dursun.
Herkes anneye yakın dursun.
Everyone stay close to Mommy.
Herkes geride dursun!
Stand back, everyone!
Herkes dursun.- Neden buradayız Spencer?
Why are we here, Spencer? Everybody hold.
Herkes dursun.- Durun!
Wait, hold! Everyone hold!
Hepsi içeride dursun.- Piyush.
Keep all these inside.- Piyush.
Herkes dursun! Alanı aydınlatın!
Everyone halt! Light up the area!
Sadece orada dursun. Haklısın.
Right, just hang it there. Right.
Anne, söyle ona dursun. Hayır, değil.
No, it's not. Mom, make him stop.
Herkes arkada dursun.
Everyone stand back.
Herkes bir arada dursun!
Everyone, stay together!
Bu kadınlardan biri de 36 yaşındaki Mehtap Dursun.
One of these women is thirty-six year old Mehtap Dursun.
Tekrar, silahlar dursun. Ateş etmesin.
Weapons hold. Repeat, do not fire.
Herkes dursun! EVET!! Nami!
Wait, everyone! Nami!
Herkes dursun!
Everybody halt!
Sadece orada dursun.
Just hang it there.
Ve bu biletleri sattırdığı için ve herkese sattırdığı için, neden dursun?
Why stop it? And because it sells tickets and it sells to the public?
Results: 506, Time: 0.0554

Top dictionary queries

Turkish - English