Examples of using Efendisi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şükran Gününde'' Yüzüklerin Efendisi'' çakması gibi giyindin.
O Nazgûl Efendisi… Dokuzların en dehşetlisi.
Zihin vücudunun efendisi olduğunda, Yeniden bir savaşçı olacaksın.
Kaderimin efendisi benim, Karasakal değil.
Kendi aklının efendisi ol. Tutsağı değil.
İki Diyarın da Efendisi olunca duyarsın!
Halkaların Efendisi için yapılan bir keşifti.
Size doğrusunu söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak.
Yüzüklerin Efendisi karakterleri değiller.
Tuhafların efendisi o.
Bu ailenin efendisi benim ve sen bana karşı isyan ettin.
İsrailin efendisi, niye bizi hür kılmıyorsun?
Kuzeyin Efendisi Clyde mı?
Burada evin efendisi kim, Dane gösterme vaktim geldi belki.
Kendi kaderimin efendisi olduğumu düşünmeyi severim.
Kendi kaderinin efendisi kim?
Efendisi ne yaptığımızı biliyor zaten.
Yüzüklerin Efendisi bu!
Efendisi öldü ve evreni iki milyon yıl yalnız gezdi.
Köpek kendini dünyanın efendisi gibi hissetmiş olmalı… tabii beş saniye için.