Examples of using Emanet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben, benim en size emanet değerli bulundurma, benim arkadaşım.
Emanet yok. Nakit.
Bildiğin gibi üç emanet gerekliydi. Cennet, cehennem ve dünyanın kapılarını açmak için.
Sağol, sana emanet ediyorum.
Idristen bekleniyorum. Enstitü artık sana emanet Jace.
Junonun, Ioyu Argusa Emanet Etmesi.
Burayı kimseye emanet edemem, senden başka.
Şirketinizdeki bazı emanet hesapları hakkında bilgi istiyordum.
Onca kutsal emanet ve mucizelerimin arasında bazı gerekli eczacılık gereçleri taşıdığımı söyleyebilirim.
Junonun, Ioyu Argusa Emanet Etmesi.
Onu birilerine emanet edebilirsin.
Emanet, emanet anlamına geliyor.
Allah, insana bedenini emanet verir.
O emanet belgelerini imzalamak üzereydim.
Size iki emanet getirdik.
Elbette. Sence Ye-seoyu öyle herkese emanet eder miyim?
Bana ailenizi emanet edebilir misiz?
Müvekkil emanet fonunu zimmetine geçirdin.
Onu gerçekten yabancı birine emanet edebilecek misin?
Senin için önemli olan bir şeyi, sana emanet edeceğimi cidden düşünüyor musun?