Examples of using Erdem in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır. Bana bakan kimse erdem görmez.
Ana erdem, 7 olumcul gunah.
Afedersiniz bayan. Erdem.
Hayır. Bana bakan kimse erdem görmez.
Ana erdem, 7 olumcul gunah.
Kahramanlik, erdem ve sevgi.
İzcilerin öğrettiği erdem kurallarını destekliyorum.
Efendim ışığı kapatsın Teveccühleri üzerine parlasın ve sana erdem versin.
Yararlı ve sosyal olarak kabul edilebilir ahlaksızlıklar bir süre sonra erdem haline gelir.
İnsanların gözünde, Bu adamlar ulusumuzu muvaffak kılan'' Erdem'' unsuru için yaşıyorlar.
Ölümcül günah… 7 ana erdem.
Onu kazanmak erdem gerektirir.
Bu adamlar ulusumuzu muvaffak kılan Erdem'' unsuru için yaşıyorlar.
Artık değişim zamanı. Erdem sahibi kızlar gerekli.
Erdem falan değil miydi o?
Erdem için, kutsanmak için, yargı için hakimiyet ve soyluluk!
Erdem dolu Meryem Anamız Jamie seni asla sevmeyecek Laoghaire.
İlk kez biri bana erdem gösterdi ona da günah işlemeyelim.
Erdem sadece kabul görmek için bir gereksinimdir, büyüklülk değildir.
Annemin bana öğrettiği erdem üzerine yemin ederim ki.