ETKILEDI in English translation

affected
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
impressed
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin
influenced
nüfuz
etkisi
etki
etkilemesine
tesiri
moved
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
touched
dokunmatik
bir dokunuş
temas
dokun
dokunursan
dokunun
iletişime
teması
değdiği
impacted
darbe
etkisi
çarpışma
etki
çarpma
etkiliyor
darbeden
attracted
çeker
çekmek
çekiyor
çeken
çekecek
cezbediyor
ilgisini çekiyor
çekici
etkilemelerini
dikkatini
affect
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
affecting
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
affects
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
moves
hareket
hamle
yürüyün
taşınmak
kımılda
kıpırda
çekilin
çekil
yürü
taşı
influence
nüfuz
etkisi
etki
etkilemesine
tesiri
touches
dokunmatik
bir dokunuş
temas
dokun
dokunursan
dokunun
iletişime
teması
değdiği
impress
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin

Examples of using Etkiledi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Başlangıç kanaması'' dediğimiz olay meydana geldi. Bu da periferik görüşünü etkiledi.
You had what we call a sentinel bleed, which can affect your peripheral vision.
Sırbistanın ekonomik krizi Sancakı etkiledi.
Serbia's economic crisis affects Sandzak.
Mesele onu hepimizden daha çok etkiledi.
This is affecting him more than the rest of us.
Bu beni şaşırtıcı derecede etkiledi.- Evet.
I feel surprisingly moved. Yes.
Seni böyle ne etkiledi? Ne konuda?
On what topic? What moves you?
O öpücük, cezayı etkiledi mi?
Did that kiss affect the sentence?
İşte alkol beni böylee etkiledi.
Clears throat That's how alcohol affects me.
I1}… çevresindeki bitkisel yaşamı etkiledi.
Affecting the plant life around it.
Evet. Bu beni şaşırtıcı derecede etkiledi.
I feel surprisingly moved.-Yes.
Kız arkadaşım tüm daireyi etkiledi, bir şey kesindi ki.
As my next girlfriend's influence spread across my flat, one thing was clear.
Vietnamlı yetim çocuk hikâyen beni çok etkiledi.
Your Viet orphan boy story moves me.
O sizi nasıl etkiledi?
How did that affect you?
Mermi yağmuru altında kalmak beni bu şekilde etkiledi.
Getting riddled with bullets affects me that way.
Bu seni nasil etkiledi?
How's that affecting you?
Çünkü sözleriniz beni etkiledi.
Because your words touched my heart.
Hikâyeniz beni etkiledi, beyler.
Your story touches me, boys.
Yaptığın her hamle beni çok etkiledi.
See my influence in every move that you make.
Bayan Benedictin hasta olduğunu öğrenmek sizi nasıl etkiledi?
How did hearing of Ms. Benedict's illness affect you?
Asi ruhunuz beni etkiledi.
That rebellious spirit moves me.
Mesele onu hepimizden daha çok etkiledi.
This situation affects him more than the rest of us.
Results: 750, Time: 0.049

Top dictionary queries

Turkish - English