Examples of using Iftira in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bulgar yetkililer iftira davasını kötü niyetli olarak nitelendirdiler.
Bir daha öyle söylersen iftira davası ile sana çakarım.
Siz insanlar bana iftira atmaktan bıkmadınız mı?
Yalan beyan ve iftira iki seneden başlar.
Lanagin iftira riskinde doğru söylüyor.
Bu iftira ve kabul edilemez.
Yeminle, iftira, diyor.
Ve iftira için kullandıkları şeyler, onları bırakıp kayboldu.
Allaha iftira eden ya da Onun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir!
Babanın iftira atıp hapse gönderdiği adam.
Iftira davasını kaybettik… Tilford adlı kadına açtığımız.
Beni yetişkinlerin önünde iftira iznin yok!
Bu iftira!
Başkan, sonuçlara iftira atıp sıçıp batırmada yalnız değildi.
Hiç iftira olmayacak.
Bu iftira, Artemisia!
Bu iftira.
Bu iftira.
Söylediği her şey iftira.
Bu karalama. Bu iftira.